Adlerci Psikoterapi

Adlerci Psikoterapi

(Bireysel Psikoloji, Adlerian Psychotherapy)

Yazar: İpek Türel

Kategori: Gorgon Ansiklopedi

Alfred Adler’in geliştirdiği bir kuram olan, kendi deyimiyle Bireysel Psikoloji, psikanalitik yaklaşımlara nazaran insan doğasına yönelik iyimser bir bakış açısına sahip bir kuramdır. Bireyi bütünsel bir yaklaşımla değerlendiren kuram, insanı olgunlaşmaya ve gelişmeye yeteneği olan bir varlık olarak görürken, hedefleri olan sorumlu bir misyona da sahip olduğunu düşünür. Doğuştan herkeste var olduğunu söylediği “aşağılık kompleksi”nin, yaşam süresince psikolojik olarak ketlenmeler ve fonksiyonsuzluk durumları yaratacağından bahseder. Psikopatoloji olarak ele alınacak durumları, hastalık olarak değerlendirmekten ziyade bir cesaret kırılması durumu olarak görür (modern psikoterapiler). Adlerci psikoterapinin en büyük katkılarından biri, sosyal yaşama yönelik yaptığı vurgudur. Aşağılık kompleksi gibi sosyal ilgi ihtiyacının da doğuştan hepimizde var olduğunu söylemiştir. Bu kurama göre, sağlıklı bir insan, sosyal olarak var olduğu topluma katkıda bulunan, iyi gelişmiş bir sosyal ilgiye sahip ve karşılaştığı zorluklara çözüm üretmeyi başarabilen insan olarak betimlenir. (Bknz. Aşağılık Kompleksi)

Terapötik sürece bakacak olursak, danışan ve danışman arasındaki güven ilişkisine verilen önemin fazlalığını görürüz. Kendine güvenen ve danışanını önemseyen bir terapist bu güven ortamının oluşması konusunda destekleyici bir işlev sağlar. Güvenden sonra, umut ve sevgi terapi sürecinin olmazsa olmaz unsurlarından olarak görülür. Cesareti kırılan bir danışan için terapötik süreçte umut, oldukça önemlidir. Terapistin yine destekleyici olması önemlidir. Sosyal ilişkilere ve ilgiye önem veren bu kuram elbette bir duygu olarak sevgiye vurgu yapmış ve terapötik süreç için de önemli olduğunu belirtmiştir.

Bireysel psikolojide, aktif dinleme, empati ve gözlem terapötik süreç için kritik unsurlardır. Danışanın yaşam tarzını ve buna olan uyumunu anlamak için terapistin dinleme ve empati kurmanın yanı sıra danışanın sözel veya sözel olmayan her türlü ipucunu yakalayabilmelidir.

Terapinin amacına bakacak olursak da, danışanın yaşamına yönelik işlevsel olmayan bakış açılarını ve tavırlarını keşfetmesini sağlamak ve hayatını bu yönde değiştirmesine yönelik teşvik edici olarak aksiyon almasını sağlamaktır. Terapi sürecinin dört aşamada gerçekleştiği söylenir: danışan ve terapist ilişkisinin kurulması, danışanı ve yaşamını anlamaya yönelik işbirliğinin kurulması, işlevsel olan ve olmayan örüntüleri ile ilgili içgörü geliştiriyor olması ve geliştirdiği içgörünün sonucu olarak yaşam stilini ve örüntülerini anlamlandırarak daha işlevsel örüntüler oluşturmak için yönlendirme yapılması.


Kaynak: http://gorgondergisi.org/7-psikoterapi-kurami/


Diyaloji

Anlatısallık | Narrativity

Kronotop

Tragedya

Endogami ve Ekzogami

Hedonizm | Hazcılık

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir