Afrika Haritasının Evrimi

Afrika Haritasının Evrimi

(Evolution of the Map of Africa)

Çevirmen: Cemal Özer


1554 haritası

Münster, Sebastian, 1489-1552.

Afrika kıtasının tümünün olduğu bulunmuş en eski harita. Münster’in çok popüler yapıtları olan Geographia (1540-1552) ve Cosmographia‘daki (1544-1628) bazı varyasyonlardan dolayı haritanın tarihini söylemek zordur. Münster, 1529’da yerleştiği Heidelberg’te ve daha sonra da Basel’de İbranice profesörlüğü yaptı ve burada vebadan öldü. Alman bilginlerinden ve yabancılardan tanımlamaları ve haritaları toplayarak atlaslarının çeşitli sürümlerine zamanla güncel bilgileri ekledi, 16. yüzyılın en etkili kartografı oldu. Münster bilinen dört kıtanın (Avrupa, Afrika, Asya, Amerika) ayrı ayrı haritalarını basan ilk harita yapımcısıydı.

Afrika haritası birçok enteresan özellik –meraklısı değilseniz- barındırıyor: ‘Monoculi’ kabilesini temsil eden efsanevi tek gözlü dev Nijerya ve Kamerun’un üstünde oturuyor; bugünkü Sahra Çölü’nde sık bir orman bulunuyor; ve Güney Afrika’yı bir fil dolduruyor. Nijer Nehri bir gölün içinde başlıyor ve bitiyor. Nil’in kaynağı, küçük kahverengi tepecik şeklinde çizilmiş efsanevi Ay Dağları’ndan akan suyla beslenen iki gölün arasında uzanıyor. İçinde hem efsane Prester John [Ortelius’un ‘Orta Afrika’ bölümündeki ‘Presbiteri Johannis’ haritasına inceleyin] hem de ‘Meroë’ denilen Nubiya krallarının mitolojik mezarlarının bulunduğu birçok krallık not edilmiştir. Birkaç tane de sahil not edilmiştir ayrıca Madagaskar henüz yoktur. Portekizliler (ve Kolomb) tarafından kullanılanlara benzer basit bir karavel güney kıyılarında yelken açar. Bu haritanın ilgi çekici yönlerinden biri, bugünün Gine Körfezi’nde okyanusa girdiği gösterilen Senegal Nehri’nin döngüsüdür. Aslında bu Nijer Nehri’nin gerçek rotasıdır, ama bu gerçek Lander kardeşlerin 1830’daki seferine kadar teyit edilemeyecektir. Garip bir şekilde, bu döngü Afrika’nın sonraki iki yüzyıl boyuncaki haritalarında kayboldu.

Bu resimdeki metin denizciler için Lusitania’dan Kozhikode’ye (Kozhikode, Hindistan) esasen Afrika’dan kaçınan bir rota tarif eden temel güzergah sunuyor. Lusitania, modern Portekiz’in çoğundan ve İspanya’nın bir bölümünden oluşan Roma İmparatorluğu’nun bir vilayetiydi.


1584 haritası

Ortelius, Abraham, 1527-1598.

On altıncı yüzyılın son çeyreğinin standart Afrika haritası. Ortelius kitapçılık yaptığı Anvers’de[1] yaşadı ve öldü. Birçok büyük kitap fuarına gitti, birçok ülkede edebiyatçılarla bağlantılar kurdu, haritalar topladı ve tarihsel kartografya konusunda bir otorite oldu. 1570 yılında the Theatrum adında elli üç haritadan oluşan atlasını yayınladı, bilinen dünyanın tüm ülkelerinin resmedildiği ilk tektip harita koleksiyonu—ilk gerçek atlastır. Her bir haritanın arkasında o ülkeyi tanımlayan tasvirler ve Ortelius’un kaynaklarının listesi vardı. Bu atlas olağanüstü şekilde başarılı oldu, saygı gördü ve kırk yıldan uzun bir sürede (1570-1612) birçok sürümde ve 7 dilde basıldı hatta haritaların sayısı dahi arttı. 

1570 tarihini taşısa da bu harita, atlasın 1584 baskısından geliyor. Burada, Afrika daha sivri güney burnuyla daha akılda kalan bir şekil alıyor. Ortelius iki büyük göl olan Nil’in Ptolemaik kaynaklarını kullanır, ama onları daha güneye yerleştirir. Nijer nehri şimdi Atlantik okyanusuna dökülür. ‘Zanzibar’ kıyı şeridi İranlı ve Arap yazarlara göre batı tarafında gösterilir ancak Zanzibar Adası doğru bir şekilde doğu kıyısına yerleştirilmiştir. Madagaskar sahillerdeki ve içerilerdeki kasabaların isimleri gibi görünür, ancak büyük boşluklar ortaya çıkmaya başlar. Hayvan ve bitkiler belirtilmez ama okyanuslarda kılıçbalığı ve balina vardır. Sağ alttaki üç gemi savaşın dumanına yakalanmıştır. Güzel tasarlanmış ve oyulmuş harita, 16. yüzyıl haritacılığının yüksek izlerini temsil eder.


1644 haritası

Blaeu, Willem Janszoon, 1571-1638.

Hollanda harita yapımının ‘Altın Çağı’ndan[2], ilk Afrika haritalarının en dekoratif ve popüler olanlarından biri. İlk olarak 1630’da yayınlandı, harita 1631-1667 arasında defalarca basıldı, Blaeu’nun atlasında Latince, Fransızca, Almanca, Flemenkçe ve İspanyolca baskıları yer alıyor. Blaeu aile şirketinin haritaları ve atlasları, Willem’in ölümü sonrasında oğulları Cornelis ve Joan tarafından sürdürüldü, iyi gravür ve renklendirmenin özünü taşıyordu, ayrıntılı kartuşlar ve resimli detaylar ve iyi kaligrafi geliştiriyordu –şimdiye kadarki kendi türünün en büyüleyici çalışmasıdır.

Carte à figures, adlı formatta, bu etkileyici harita, muhtemelen Afrika’nın büyük şehirleri ve ticaret limanlarını içerir: Tanca ve Ceuta (Fas), Tunus (Tunus’un başkenti), İskenderiye ve Kahire (Mısır), Mozambik (Mozambik limanı), Elmina (Gana, Portekizler tarafından Afrika’da inşa edilmiş büyük ve muhteşem kale bölgesi) ve Büyük Kanarya (Kanarya Adaları), yan paneller ise sahil boyunca ziyaret edilen yerlerdeki kostümlü yerlileri tasvir eder. İç mekan egzotik hayvanlarla (aslanlar, filleri, devekuşları) süslüdür ve bunlar halk için (halen) hayranlık uyandırıcıdır. Nil (bugünkü Beyaz Nil[3]), Zaire ve Zaflan’ın Ptolemaik göllerinden akar. Uçan balıklar ve garip deniz canlıları okyanusta sıçrar ve yelkenli gemilerin hepsi Hollanda bayrakları taşır. Kıyı adları, kıtaya net ve keskin çizgiler vermek için içeriye kazınmıştır.

Muhtemelen en ilginç kartografik özellik, büyük bir Abyssinia (Etiyopya) ve Monomotapa[4] da (Güney Afrika’nın tamamı) dahil olmak üzere, renklerle ana hatları çizilen büyük alanların ve krallıkların tanımlanmasıdır. Ancak bu, önümüzdeki 250 yıl boyunca yüzlerce etnik anklav[5] ve derebeylikler hakkında rapor vermeyi sürdürecek tüccarların ve kaşiflerin gerçek deneyiminden ziyade –esasen keşfedilmemiş bir tuval üzerine varsayılan bir şey- Avrupa ulusçuluğunun bir yansıması gibi gözüküyor.


1710 haritası

Moll, Herman, d. 1732.

Kuzey Amerika’nın ‘Beaver Haritası’ da dahil olmak üzere etkili bir dizi haritası ile bilinen, Almanya doğumlu bir İngiliz harita yapımcısı tarafından yapılmış geniş dekoratif bir harita. Charles Mordaunt (1658-1735), 1705’te İspanya’daki İngiliz harekatının asil askeri lideri ve kumandanıydı. Bir Moll haritasının özelliklerinden biri metinsel edilebilirliğidir. Örneğin Gine üzerine ‘İnanılır bir şekilde haberdar oldum ki, Gine kıyılarındaki yüzlerce birliğin ülkesi, Beyaz adamlar ya da kıyafetler giyen ve harf kullanan, ipek yapan ve bazıları Hristiyan Şabat’ı kutlayan en azından Siyahlardan farklı bir insan tarafından iskan edilmiş.’ Moll bölgeyi (şüphesiz) eğitimli, üretken Hristiyanlar yaşıyor diyerek (korkuları gidererek?) desteklemeye mi çalışıyordu diye insan merak ediyor.

Moll, Büyük Britanya’dan Doğu Hint Adaları’na ‘ilkbahar ve sonbaharda’ en iyi yelken rotasını (noktaları takip edin) ve rüzgarların genel yönlerini ve hakim oldukları ayları gösteriyor. Grain, Ivory, Gold ve Slave kıyıları ticari çıkarlar için açıkça tanımlanmıştır. Moll’un yapımında, Nijer, muhtemelen günümüzün Çad Gölü’ne referans olan Borno Gölü’nden meydana gelmektedir. Mavi Nil’in kaynakları belirgin, fakat Beyaz Nil tamamen yok. Ay Dağları (burada ‘Luna Dağları’) geniş Etiyopya’nın güney sınırını oluşturmaktadır, ‘Avrupalılara göre tamamıyle bilinmeyen’ bir ülke. Moll’un çoğu bölgesi şekil ve kapsam olarak Blaeu’nunkilerden farklıdır. İngiliz varlığını kıtada desteklemek ve onun korunabileceğini göstermek  için, harita birkaç İngiliz kalesinin yanı sıra, Ümit Burnu’nun çekici ‘ihtimali’ni (bir anahtarla) içermektedir. Diğer milliyetçi harita yapımcıları gibi, Moll da baş meridyeni ülkesinin başkentine getirdi ancak burada, Kanaryalardaki Ferro Adası vasıtasıyla klasik olanı da tanıdı.


1737 haritası

Hase, Johann Matthias, 1684-1742.

Hase 1719’da Wittenberg’de matematik profesörü oldu ve 1730’lardan başlayarak büyük Alman kartograf Johann Baptiste Homann’ın mirasçıları (‘Homann Heirs’ olarak bilinen harita yayımcılık şirketi) için çalıştı. Bu Afrika haritasında ‘en güncel rapor ve gözlemlere göre’ Hase birçok bölgeyi veya krallığı tanımlamıştır lakin renklendiren tarafından hepsi vurgulanmamıştır (noktalı çizgilere bakınız). Afrika’nın orta kısmı incognita olarak işaretlenmiştir; Blaeu’nun iki gölü, geleceğin kaşiflerinin Malawi Gölü de denilen Nyasa Gölü’nü bulacağı genel alanda, uzun ve dar olanla (Marawi) yer değiştirdiler.

Nihayetinde, Hase’nin haritasında izleyicinin dikkatine çeken resimli alandır. Avrupalı tüccarlar, (biri sandalyede), ve yerel şef ya da kral, (süslü bir halının üstünde diz çöken kulun sırtında oturuyor), arasında bir tartışma (görüşme?) oluyor. Kendine özgü Table Dağı’yla Table koyu ve Cape Town manzarası, Ümit Burnu’na arka plan sağlar. Fildişleri ve çeşitli kuşlar metin panosunu süslerken, bir aslan sürüsü, kaplumbağa, timsah ve yılan ön tarafı doldurmaktadır. Palmiye ağacındaki Afrikalı genç çömleği indirmeye çalışıyor gibi görünüyor, belki de ağacı Batı Afrika’ya özgü palmiye ağacı olarak tanımlıyor ve böylece başka bir ticari mal gösteriyor: palm yağı.


1805 haritası

Cary, John, ca. 1754-1835.

Yüzyılın geri kalanında, çoğunluğu Britanyalı olan kaşiflerin dikkatini çekecek olan coğrafi boşlukları açıkca gösteren yüzyılın başında çıkmış amacına hizmet eden bir Britanyalı haritası. Cary, Londra’da Strand’daki işyerinden, yalnızca en yeni coğrafi bilgileri sunan güzel basılmış, temiz görünümlü ve doğru şekilde haritalar oluşturarak ün kazandı. Cary’nin Britanya Adaları’nın Genel Haritası’nda (1794), bugün standart görülen Greenwich baş meridyen olarak ilk kez kullanıldı. (Bu meridyendeki zaman GMT, Greenwich Mean Time olarak bilinir ve dünya genelinde diğer saat dilimlerinin temel zamanını belirler). 

Bu Afrika haritasında Ay Dağları, Kong Dağları’nın devamı olarak gösteriliyor (Fildişi Sahili’nin bir kısmı olan Kong, on sekizinci yüzyılda seçkin bir krallıktır). Onlar kıtanın geri kalanı için zorlu bir engel gibi görünüyorlar (Orta Afrika bölümündeki Kong Dağları’na bakınız). James Bruce’un 1770’lerdeki seyahatlerinde sıkı saptadığı Mavi Nil kaynakları not edildi; Beyaz Nil Luna Dağları’nın eteklerinden dökülüyor gibi görünüyor. Karavan güzergahları Sahra’yı geçtiler, ama hiçbir Avrupalı Tombouctou’ya (Timbuktu) ulaşmak için o güzergahları kullanmadılar. O zamanlarda Cary haritasını basıyordu (1 Haziran 1805), Scotsman Mungo Park, Bussa Sarpları’nda (Nijerya) ölümüyle sonuçlanacak olan ikinci seferini yapıyordu.


1851 haritası

Tallis, John, 1817-1876.

1851’de Londra’da yapılan Great Exhibition’da tesadüf eseri Tallis’in atlası, bilimsel maksatta ama görselliğiyle çekici bir harita olarak harita yapımcılarının bir başyapıtı sayılıyordu: 19. yüzyılın en dekoratif atlaslarından biriydi. Haritalar John Rapkin tarafından, vinyetler de çeşitli ünlü sanatçı-illüstratörler tarafından yapılmış ve oyulmuştur.

Martin Afrika kıtası hakkında, atlastaki haritanın beraberindeki bir nota ekleme yapıyor:

Bölgenin altıda beşinden fazlası, halen Avrupalı coğrafyacılar tarafından bilinmiyor… Sözde Ay Dağları hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Nadir yeşillik ve yaşanabilir yerlerle kumlu boş araziler Afrika’yı karakterize ediyor… Elimizdeki kesin ve bilinen ana akıntılar Nil, Nijer, Joliba, Senegal, Gambiya, Kongo, Orange, Quelimine ve Haines’tir. Nil Abyssia’da doğar ve Reşid’den Akdeniz’e dökülür. Nijer’in kaynağı Kong Dağları’ndadır ve 1660 milden sonra Atlantik’e dökülür. Seyirin rotasını çizmek birçok Britanyalı’nın hayatına mal oldu… Afrika’nın yalnız  bilinen kısımlarında 150 dil konuşulmaktadır. 

Bu haritayla Cary’nin haritası arasındaki zamanda Britanyalı kaşifler Sahra’yı geçtiler, Nijer’den Gine Körfezi’nin ağzına indiler ve batı ve güney Afrika’nın geniş bölgelerini gezdiler. Şaşırtmayan şekilde haritadaki vinyetler, bir Cezayirli aile, bir Bedevi Arapların çöl kampları, iki farklı güney Afrika Hottentot kabilesi (Bosjeman and Korranna) ve St. Helena adasının görüntüsünü gösteriyor. Doğu Hint Adaları’ndan Avrupa’ya dönen gemiler için bir liman olarak önem taşıyan ada, 1869’da Süveyş Kanalı’nın açılmasından sonra önemini yitirdi.

 


1852 haritası

Levasseur, Victor.

İlk 1845’de yayınlanan bu harita, sonraki baskılarında 1869’a kadar çeşitli değişimlerden geçti. Aynı dönemin önceki İngiliz haritasına ilginç bir karşıtlık olan bu Fransız versiyon, resimsel (ve politik) temsilini çevrelemeye bağlı görünüyor. Tarihine göre haritanın coğrafik detayları zayıf ve oldukça sınırlı. Örneğin, Fransız kaşif René Caillié’nin Timbuktu’ya ve başka yerlere seyahatleri (1824-1828) sonrası yayınlanan rota haritalarından hiç yararlanılmadı.

Ancak süslemeler ilgi çekici ve bilgilendirici. Sıcak Afrika güneşi kıta üzerinde hüküm sürüyor. Sağ tarafta, Fransız askerler ve atlı Araplar bakarken, bir Fransız subayı, silahlı bir Arap’a bir harita veya başka bir döküman (bir teslim belgesi?) gösteriyor. Onların tepelerinde oturan ise elinde Kur’an-ı Kerim yazan bir tablet tutan sarıklı bir Müslüman. Altta İskenderiye, Kahire ve Cezayir’in küçük oval görünümleri de dahil olmak üzere meyveler, yeşillikler ve hayvanlar sergileniyor. Ayak ucunda aslanlar ve yanında da deve ile devekuşu olan Afrikalı bir kadın sol tarafta oturuyor. Bir sütun ve piramit (o zamanın nüfus istatistiklerini taşıyor) antik tarihi hatırlatıyor. Fransız metinleri, Nuh’un oğullarından olan Ham’ın torunlarının önce Mısır ve Libya’da kıtaya yayıldığını ve Cezayir’in (son zamanlarda Fransızlar tarafından işgal edilmişti) şanlı bir geleceğinin olacağını belirtiyor. İngiliz muadili (Tallis’in atlası) gibi, Levasseur’un eseri de son büyük atlaslardan biri olarak kabul görüyor.


1856 haritası

Andriveau-Goujon, J.

 

1880 haritası

Andriveau-Goujon, E. (Eugène), 1832-1897.

Bu iki harita arasındaki çeyrek asırlık boşluk muhtemelen Afrika’nın keşfinin kıta tarihindeki en en verimli dönemidir. David Livingstone’un (güney), Sir Richard Francis Burton ve John Hanning Speke’nin (göl bölgesi) ve Henry Morton Stanley’nin (merkez) keşif gezilerinden elde edilen coğrafi kazançlar, sonraki haritada (1856) renklerle kodlanan Avrupa etkisinin bölgelerdeki ilerlemesinin (ve kontrol altına almasının) kanıtıdır. 1856 haritasında kıtanın kuzey-orta bölümünde gölgeli çizgiler bulunuyor ve Arap ülkelerini Zencilerin ülkesinden ayırıyor. Merkezi göl bölgesinin, 1880 haritasında geniş bir Lac d’Ouniamessi’den (Ounamessi Gölü) ayrı şekilde tanımlanabilen göllere dönüştüğünü de not ediniz. Daha çok ‘Unyamuezi’ veya ‘Unyamwezi’ yazılan Ounamessi ‘ay ülkesi’ anlamına gelir – bundan dolayı, sonraları Tanganyika Gölü olarak bilinen gölün Ay Dağlarının bulunduğu ay ülkesinde olduğu düşünülüyordu. Stanley’nin seferi (1887-1889), Ekvator valisi Emin Paşa’ya yardım etmek için ekvatorun kuzeyinde Albert ve Edward göllerinin arasındaki Ruwenzori Dağlarına rastlayacaktı, bu dağ grubu bugün efsanevi Ay Dağları ile yakından ilişkilendirilmektedir.


[1] Belçika’da bir kent ismidir.

[2] Hollanda Altın Çağı: “17. yüzyılda Hollanda, ticarette elde ettiği başarılarla büyük bir ekonomik güce sahip olur. “Altın Çağ” olarak adlandırılan bu dönemde ülke, Avrupa’da okur-yazar oranının ve sanat üretiminin en yüksek olduğu yerdir: Yılda 70 bin resim üretilmektedir ve tablolar başlı başına bir mübadele aracına dönüşmüştür. Sanatın hâlâ büyük ölçüde aristokrasinin himayesinde ve aristokrasi için üretildiği diğer Batı ülkelerinin aksine, Hollanda’da sanat artık yeni serpilen tüccar orta sınıf için üretilir; himaye sisteminin yerini ticari “sanat piyasası”, hamilerin yerini ise sanat simsarları alır. ” Kaynak:

http://www.iletisim.com.tr/kitap/hollanda-altin-caginda-sanat-ve-ticaret/8817#tab33

[3] Beyaz Nil: Nil’in iki ana kolundan biridir. Sudan, Ruanda, Kongo Cumhuriyeti, Tanzanya, Uganda ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nden geçer.

[4] 1430-1760 yıllarında Afrika’nın güneyinde hüküm sürmüş krallıktır.

[5] Bir ülkenin siyasi bölgesi dışında yer alan topraklarına anklav denmektedir.


Yazının Orijinali İçin:

http://libweb5.princeton.edu/visual_materials/maps/websites/africa/maps-continent/continent.html

Editör: Serkan Alpkaya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir