Antik Çin’de Ejderha

Antik Çin’de Ejderha

The Dragon in Ancient China

Yazar: Mark Cartwright 

Çevirmen: Yeşim Serin

Kategori: Tarih

Ejderhalar birçok eski kültürün mitolojisinde yer almıştır fakat dünyanın hiçbir yerinde Çin’deki gibi çok fazla saygı duyulan bir yaratık olmamıştır. Diğer dünya mitolojilerinin aksine, burada, neredeyse her zaman pozitif bir şekilde belirmiş ve özellikle hayat veren yağmurlar ve su kaynakları ile ilişkilendirilmiştir. Altın mücevherlerden yeşim taşı heykellerine kadar imparatorların elbiselerinde, sayısız edebiyat ve sahne sanatlarında görülen ejderha bugün olduğu gibi antik Çin’de de her yerdeydi ve uğurlu bir yılın simgesi olarak kabul edilmiştir.

Chinese Dragon Roof Tile
Nanjing, Ming Hanedanlığına ait MS 1366-1400 (British Museum, İngiltere)

Köken ve Fiziksel Özellikler

Antik Çin’in masalları ve efsanelerinde geçen en eski yaratıklardan biri olan ejderha, çoğu zaman su kaynaklarında veya bulutlarda yaşayan dev ve kıvrak bir canavar olarak tasvir edilir. Çin ejderhası olağanüstü derecede güçlüdür ve uçtuğunda genellikle kendisine gök gürültüsü ve şimşek eşlik eder. Ne zaman ve kim tarafından keşfedildiği bilinmemektedir, ancak bazı tarihçiler gökkuşağı ve sağanak yağışın ardından beliren veya şelalede görülen “göklerin yılanı” ile bir bağlantı olduğunu önermektedir. Yeşim taşına oyulmuş ejderhalar, bu yaratıkların görüldüğü yazılı kayıtların çok öncesinde, MÖ 4500-3000’de Hongshan bölgesinde kazılmıştır. Çin ejderhasının fiziksel özelliklerini,tarihçi R. Dawson aşağıdaki gibi betimlemektedir:

“Hayvanların başı olan ejderha, diğer hayvanların olağanüstü özelliklerinden oluşuyordu. Geleneksel olarak bir geyiğin boynuzu, devenin alnı, şeytanın gözü, yılanın boynu, deniz canavarının göbeği, sazanın pulları, kartalın pençeleri, kaplanın ayak izleri ve öküzün kulakları şeklindedir.”

Alternatif tanımlar da benzerlik göstermektedir fakat bazen bir yılanın vücudu, bir tavşanın gözleri, bir kurbağanın karnı ve bir geyiğin boynuzları olarak farklılık gösterebilir. Ejderhanın diğer bir özelliği de istediği zaman şeklini ve boyutunu değiştirebilmesi ve dilediği zaman kaybolması ya da belirmesidir.

Han Dynasty Jade Dragon
Han Hanedanlığından yeşim taşından yapılmış ejderha MÖ 2 yy. (British Museum İngiltere)

Çinli bilim insanı Wen Yiduo, bu hayvansı özelliklerin fantastik birleşiminin aslında her biri farklı bir hayvan totemine sahip kabilelerin siyasi birlikteliğine dayandığını ileri sürmüştür. Bu nedenle ejderha, bu kabilelerin tek bir millete asimilasyonun sembolik bir temsiliydi. İlginç bir hipotez ancak antik Çin’de bu tür siyasi birliklerin oluşmasından önce ejderhaların varlığı açıklanamamaktadır. 

Güçler ve İlişkiler 

Ejderhanın korkunç görünüşüne rağmen, cesur bir kahraman figürü tarafından öldürülen diğer kültürlerin mitlerindeki gibi kötü niyetli bir canavar olarak görülmemiştir. Gerçekten de, Çin’de ejderha, adil ve yardımsever bir yaratık olarak kabul edilmiş ve edilmeye de devam ediyor. Bu nedenle, hükümdarlık ve özellikle de Cennetin Görevlisi ve Tanrı’nın yeryüzü temsilcisi olan Çin imparatorları ile adil ve tarafsız yönetmeleri nedeniyle ilişkilendirildi.

Yöneticilerin ejderhalara benzemeye çalışmalarının bir başka nedeni de bu yaratığın en akıllı dört hayvandan biri (anka kuşu, tek boynuzlu at ve kaplumbağa ile birlikte) olarak düşünülmesidir. Ünlü bir efsanede bir ejderha ve bir kaplumbağanın, Xia hanedanının efsanevi kurucusu hükümdar Büyük Yu’ya (yaklaşık MÖ 2070) krallığını tahrip eden sel sularını kontrol etmesi ve bu suların iyi bir sulama sistemine dahil olması için yardım ettiği anlatılır.

Genel olarak, halk, ejderhayı şanslı bir sembol olarak gördü ve zenginlik getirdiğine inandı. Dahası, eski çiftçiler ejderhaların ekinlerine yardım etmek için çok ihtiyaç duyulan yağmur ve suyu getirdiğini düşündüler. Aynı zamanda ejderhalar güçlü rüzgarlar, fırtınalar, gök gürültüsü, yıldırım ve bugün de “ejderha kasırgası” ya da “longjuanfeng” olarak bilinen kasırgalardan da sorumluydu. İlginç bir ayrıntı olarak, birçok eski tasvirde, ejderhalar yeşim taşında dairesel olarak belirtilmiştir.

Kırsal topluluklarda, yağmurun yağmasında yaratıkların cömertliğini tetiklemek için ejderha dansı ve ahşap bir çerçevede kâğıt veya kumaştan yapılmış ejderha figürüyle tören yapılırdı. Alternatif olarak, küçük ejderhalar çömlek ya da pankartlardan yapılmış bir ejderha ile tasvir edilip, yağmurun yağması için dualar yazılırdı. Katılımcılar, su kovalarını taşıyan kafileyi takip eder ve söğüt dalları ile izleyicilere su sıçratarak “işte yağmur geliyor!” diye bağırırlardı. Eğer bir kuraklığın yakınlaştığı anlaşılırsa, yağmur yağması için ejderhaların resimlerini çizip evin dışına asarak yalvarırlardı.

Chinese Dragon Sword Hilt
Birbirinin içine geçmiş altın ejderha kılıç kabzası. Doğu Zhou Hanedanı MÖ 6 yy. (British Museum)

Bu dans törenleri, özellikle salgın hastalıkların olduğu dönemlerde, hastalıklardan korunmak için de gerçekleştirilirdi. Ejderha dansı, kırsal festivallerin bir parçası haline geldi ve Çin yeni yıl kutlamalarıyla da yakından ilişkilendirildi. Ejderha ve yağmur ile dans ve şifa arasındaki bağlantı, antik Çin’deki yaygın olan Şamanizm’den kaynaklı olabilir.

Halk masallarında, Ejderha Kral Lung-Wang tarafından yönetilen bir ejderha ırkından bahsedilmiştir. Pullu bedenleri, dört ayakları ve boynuzlarıyla insan formunu alabilir ve genç kızları alıp gözden kaybolabilirlerdi. Hinduizm kültüründe su kaynaklarını koruyan yılan benzeri Nagas yaratıklarına benzerler. Çin sanatında, bu ejderhalar genellikle yanardöner parlaklığı ile gökyüzünü anımsatan ve bu fenomene bağlı hazineyi temsil eden muhteşem bir inciye sahiptirler.

Bir başka geleneksel inanış ise dünyadaki dört denizin her biri (antik Çinlilere göre dört deniz vardı, yedi değil)  bir ejderha kralı tarafından yönetilmekteydi. Ao Kuang doğuyu, Ao K güneyi, Ao Jun batıyı ve Ao Shun kuzeyi yöneten ejderhalardı. Bu ejderhaların lideri Ao Kuang idi fakat dördü de en ağır yağışların olduğu yılın üçüncü ayında saygılarını sundukları Yeşim İmparatoru’nun iradesine boyun eğmeliydi. Bu saygın figürlerin yanı sıra, yerliler çoğu zaman yakındaki herhangi bir su kaynağının ejderhanın evi olduğuna inanıyorlardı. Ejderhalar ve nehirler arasında uzun zamandan beri süregelen bağlantı, 40’dan fazla Çin nehrinin isimlerinde ejderha kelimesi olmasıyla kanıtlanmıştır. 

Ejderhalar, Çin’de daha resmi dinlerin bazılarında da önemli bir role sahipti. Çin Budizmi resimlerinde, bulutların ardında görünen ejderha hakikatin sembolüydü ve açık bir şekilde görülmesi zordu. Taoistler için ise ejderha daha önemliydi ve “Merkezi Yol” ya da “Tao” olarak bilinen her yerde var olan gücü temsil ediyordu. Dört denizin kralları olan dört ejderha da Taoistler tarafından benimsenmişti. Son olarak, shengxiao ya da bilinen ismiyle Çin Zodyak’ın beşinci sembolü olan ejderha takvim döngüsündeki 12 yılın biriyle ilişkilendirilmiş ve en son “Ejderha Yılı” da Ocak 2012 – Şubat 2013’te yaşanmıştır.

Ejderha Elbiseleri

Gördüğümüz gibi, ejderha ve Çin imparatoru arasında müthiş bir eşleşme var. Biri mitolojinin en güçlü yaratığı, diğeri de Cennetin Oğlu diye bahsedilen krallığın en önemli kişisidir. Aslında, birçoğu için imparator yağmuru getiren ejderhanın enkarnasyonuydu. Bu uğurlu ilişkiyi vurgulamak için, imparator üzerinde zarif bir şekilde ejderha motifi işlenen ipek elbiseler giydi, üzerinde oyulmuş ejderhalar olan tahtta oturdu ve sarayında ejderhaları gösteren mimari süsler kullandı. İmparatorla ilişkili olan ejderhayı normalde dört pençesi olan küçük ejderhalardan ayıran ise onun beşinci pençeleriydi.

Emperor Taizong
Tang Hanedanlığı Dönemi. Dönemin ikinci imparatoru olan Taizong ve üzerinde ejderhanın resmedildiği ipekten kıyafet. MS 626-649. (Taipei Ulusal Saray Müzesi / Çin)

Longpao olarak da adlandırılan imparatorun kaftanı hanedanlığa göre değişiyordu. Qin imparatorları üzerlerine giydikleri ve yandan bağlanmış uzun kaftanlarla etkileyici bir dış görünüşe sahiptiler ve bu kaftanları evrenin üç elementini simgeleyen bulut, kayalar ve deniz üzerinde yüzen dokuz tane beş pençeli ejderha ile süslenmişti. İmparatorların eşleri ve sarayın ayrıcalıklı ve yüksek rütbeli memurları ve eşleri de ejderha işlenmiş elbiseler giyebilirdi fakat bu kaftanların büyüklüğü, rengi, kesimleri sosyal düzen hiyerarşisinde sıkı bir kontrol altındaydı. Zaman zaman, yabancı devlet memurlarına ve büyükelçilere de resmi oturumlarda ejderha işlemeli elbiseler giydirilerek onurlandırılırdı.

Çin Sanatında Ejderha

Yukarıda da belirtildiği gibi, bazı dini resimlerde popüler bir temaydı ancak seküler sanatçıların karşı çıkabileceği kadar çok çarpıcı görünüme sahiptiler. Ejderhalar, mücevherlerde, yeşim taşına oyulmuş şekilde, ince porselen üzerine boyanmış, lakla işlenmiş ve oyulmuş, bahçeleri süslemek için taşlara oyulmuş, silah ve zırh üzerine oyulmuş, resimlerde ve duvar kumaşlarında tasvir edilmiş şekilde karşımıza çıkar. Ayrıca, seramik ve bronz üzerinde dekoratif süs olarak kullanıldı ve giderek ilham alınan orijinal yaratıktan uzaklaşarak stilize edildi.

Bilinen en eski stilize edilmiş ejderha, yeşim taşına oyulmuş C şeklinde bir tasvirdir ve bu tasvir MÖ 4500 ile 3000 arasında Doğu İç Moğolistan’da gelişmekte olan Hongshan kültürüne aitti. Hongshan, stilize edilmiş figürün bulunduğu ilk yer olmasına rağmen, ejderha Çin sanatında hala popülerliğini korumaktadır ve şirket logolarından Pekin’in uluslararası havaalanında ziyaretçileri karşılayan posterlere kadar her yerde kullanılmaktadır.

Hongshan Jade Dragon
Hongshan kültüründen yeşimtaşından yapılmış ejderha figürü. İç Moğalistan, Çin. 4500 ile 3000 arası döneme aittir. (Çin Ulusal Müzesi /Pekin-Çin)

Ejderha Teknesi Festivali

Longzhoujie veya Ejderha Teknesi Festivali (Dragon Boat Festival) aslında şair ve devlet adamı Qu Yuan’ın (MÖ 340-278) onuruna düzenlenmiştir. Chu devlet bakanı, muhalif politikacı tarafından karakterine karşı iftira niteliği taşıyan saldırı sonrası sürgün edilmesine yanıtını dramatik bir şekilde, Milou Nehri’nden atlayarak cevap verdi. Yuan’ın bedenini bulmak için botlarla arama yapıldı fakat hiçbir şey bulunamadı ve Yuan destekçileri, anısına suya pirinç topları (zongzi) attılar. Trajediyi hatırlamak için de her yıl nehirde tekne yarışı düzenlediler ve bu yarışlar daha sonra Çin’deki diğer nehirlere de yayıldı ve yağmur getiren ejderhayı da sakinleştirmek için kullanıldı. Sonuç olarak, teknelerde tipik bir şekilde uçlarında bir ejderha kafası ve arka tarafında bir ejderha kuyruğu vardır. Yarışma ise bugün Duanwu Festivali’nin renkli bir parçası olmakla birlikte genelde beşinci ayın beşinde düzenlenmektedir.


Redaksiyon: Cemre Yıldırım

Editör: Serkan Alpkaya

Yazının Orijinali İçin:

Original article by Mark Cartwright / Ancient History Encyclopedia

https://www.ancient.eu/article/1125/the-dragon-in-ancient-china/


Kaynakça

Blust, R., “The Origin of Dragons,” Anthropos Bd. 95, H. 2. (2000): 519-36.

Dawson, R. The Chinese Experience. (Phoenix Press – Orion, 2017).

Dillon, M. China. (Routledge, 1998).

Hackin, J. Asiatic Mythology. (Crescent, 1988).

McNeal, R., “Constructing Myth in Modern China,” The Journal of Asian Studies Vol. 71, No. 3 (AUGUST 2012): 679-704.

Rossabi, M. A History of China. (Wiley-Blackwell, 2013).

Shelach-Lavi, G. The Archaeology of Early China. (Cambridge University Press, 2015).

Watson, W. The Arts of China to A.D. 900. (Yale University Press, 2000).

Zhang, Q., “From “Dragonology” to Meteorology: Aristotelian Natural Philosophy and the Beginning of the Decline of the Dragon in China,” Early Science and Medicine Vol. 14, No. 1/3, (2009): 340-368.

Zhao, Q., “Chinese Mythology in the Context of Hydraulic Society,” Asian Folklore Studies Vol. 48, No. 2 (1989): 231-46.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir