Babil ve Hitit’te Yeni Yıl

Babil ve Hitit’te Yeni Yıl

Yazar: Ayşe Neval Türkmen

Kategori: Arkeoloji & Yeni Yıl Yazıları

Kutlama şekilleri farklı olsa da yeni yıl; yeniden doğuşu, başlangıcı ve bitişi, erginlenmeyi ve yaşamın periyodikliğini simgeler. Mircea Eliade yeni yıl tanımını şöyle yapar: “Her yeni yıl zamanın baştan başlaması yani kozmogoninin bir ebedî tekerrürüdür.”[1]

Bir nevi ritüel olarak düşünebileceğimiz yeni yıl törenleri antik dönemlerde Sümerlilerden beri biliniyordu. Bunu takiben Mısırlılar, Hititler ve İbranilerde de bu törenler görülmektedir. Günümüz kutlamaları ile arkaik dönem kutlamaları arasında gözle görülür farklılıklar olduğunu söylemeye gerek yoktur; çünkü elde edilen bilgiler bu farklılıkları ispatlamaya yeterlidir. Arkaik dönemlerde yeni yıl, mitolojik hikâyelerle anılır ve kutlanırdı. Örneğin; Babil’in yeni yıl bayramı olan Akitu‘da  “Babil Yaratılış Destanı”nın okunması.[2] 

Her yeni yılı mitoslar ile ilişkilendirmeyi Hooke şöyle açıklıyor: “Mitoslarda sözü edilen öykünün gerçekten yaşanıp yaşanmadığının bir önemi yoktur. Çünkü mitosun işlevi bilgi değil eylemdir, topluluğun doğrudan doğruya varlığını sürdürmesi için önem taşıyan bir eylemdir. İnsanlık geçmişte tarih bilgisine gereksinim duymadan uzun dönemler yaşadı fakat tarihsel kayıtların ilk biçimlerinin görülmesinden çok önceleri mitosun topluluğun yaşamında yaşamsal bir işlevi vardı; ritüelin asal ögesi olarak mitos topluluğun varlığının bağımlı olduğu koşulların yaratılmasına yardımcı oldu.”[3]

Mitoloji birbirini izleyen olaylar dizisi ile oluşur ve her toplum bu hikâyeleri farklı şekillerde veya birbirine benzer şekilde yorumlar. Yukarıda bahsettiğimiz Babil’in yeni yıl töreni Akitu‘da okunan Babil Yaratılış Destanı yani  Enuma Eliş’te  Babil’in baş tanrısı Marduk’un deniz ejderi Tiamat’ı yenilgiye uğratması ve Tiamat’ın cinlerden oluşan yardımcı grubunun önderi Kingu’dan yazgı tabletlerini alması anlatılır. Marduk burada, Tiamat’ın parçalanmış bedeninden kozmosu ve Kingu’nun kanından da insanları yaratır. Bu yaratma olayı yeniden doğuşu ve yeni başlangıcı simgelemektedir.

illuyanka ile ilgili görsel sonucu
Bu mitolojik sahne ejderha İlluyanka’nın Fırtına tanrısı tarafından öldürülüşü olarak yorumlanmıştır.

Bu yeniden doğuşun diğer medeniyetlerdeki paralellerine bakacak olursak Hititlerde İlluyanka Mitosu’nu görürüz.[4] Bu mitos, Hitit yeni yıl şenliği “Purulli Bayramı”nın kült ögesidir. Bu öyküde de ejder İlluyanka’nın fırtına tanrısını yenilgiye uğratması ve bunun sonucunda gelişen olaylar dizisi anlatılır. İbranilerde benzeri “İbrani Yaratılış Mitosu”dur.  Burada yeni yıl şenliği sırasında Yehova’nın çok başlı ejder Levyatan’ı öldürmesi ve kral olarak tahta çıkması anlatılır. İslam dünyasında ise yaratılışın periyodikliğini  Kur’an ‘da geçen  “Yaratılışa sebep olan Allah’tır ve onu tekrarlar,” ayeti ile anlıyoruz.[5]


Kaynakça

Eliade,  M., Ebedi Dönüş Mitosu, İmge Kitabevi Yayınları, çev. Ümit Altuğ, 1994. 

Eliade, M., Arayış: Tarih ve Dinde Anlam, çev. Cem Soydemir, Doğu-Batı Yayınları, 2017  

Heidel, A., Enuma Eliş, Ayraç Yayınevi, çev. İsmet Birkan, 2000.

Hooke, S.H., Ortadoğu Mitolojisi, İmge Kitabevi Yayınları, çev. Alaeddin Şenel, 2002.


Dipnotlar

[1]Eliade 1994 , s. 64

[2]Babilonya Yaratılış Mitosu, büyük Babilonya Yeni Yıl Şenliği olan “Akitu” ile ilişkilendirilmesinden dolayı, odaksal bir öneme kavuştu. Ve ilk sözcükleri olan “Bir Zamanlar Yukarılarda” anlamına gelen Enuma Eliş adıyla tanınan bir şiirde ya da bir şarkıda, törensel biçime sokuldu. Mitosun başrolunde: Tiamat’ı yenen, yazgı tabletlerini ele geçiren, şiirde anlatılan çeşitli yaratıcı eylemlerde bulunan Babil Tanrısı Marduk’tur. (edn)

[3] Hooke 2002 , s.15

[4] Ejder İlluyankas’ın öldürülüşüyle ilgilidir. Eski ve yeni versiyonu vardır. Eski Versiyonu: Purilli Şenliği’nin kült efsanesidir. Purilli ve söz konusu mitosun Babilonya Yaratılış Mitosu’nda kutlanan, ejder Tiamat’ın öldürülüşü mitosu ile bağlantısı vardır. Eski versiyonda ejder İlluyankas, fırtına-tanrıyı yenilgiye uğratmaktadır. Bunun üzerine bu tanrı, yardım istemek için tanrılar meclisine başvurur. Ve tanrıça İnaras, ejdere karşı bir tuzak hazırlar. Bir çok kabı şarapla ve çeşitli içkilerle doldurur ve kendisine yardımcı olması için Hupasiyas adında birini çağırır. Sonuç olarak ejder İlluyankas öldürülür. Sonra İnaras, Tarukka ülkesinde bir kayanın üzerinde kendisne bir ev yapar ve Hupasiyas’ı içine yerleştirir. Kendisi evde değilken pencereden dışarı bakmaması yolunda onu uyarır; çünkü bakarsa karısını ve çocuklarını görecektir. Ama Hupasiyas pencereden bakar. Eşi ve çocuklarına geri dönmek ister. Tanrıça da buyruklarına uymadığı için onu öldürür. Sonuç olarak, biri ölümsüzün ölümlüye duyduğu aşk ve ölümlünün ülkesine dönme isteği, bir çok ülkenin folklorunda karşılaşılan bir temadır. Yeni Versiyonda: Ejder, Fırtına Tanrısını yenince onun yüreğini ve gözlerini alıp götürür. Fırtına Tanrısı intikam almak için fakir bir adamın kızıyla evlenir ve bir oğlu olur. Oğlu büyüyünce Illuyankas’ın kızıyla evlenir. Fırtına Tanrısı oğluna, karısının evine gittiği zaman yüreğinin ve gözlerini istemesini söyler. Fırtına Tanrısı yitirdiği organlarına kavuşunca, silahlanır ve ejder ile savaşmaya gider. Tam ejderi öldürecekken oğlu “beni de onunla öldür” der. Bunun üzerine fırtına tanrısı, İlluyankas’ı ve oğlunu öldürür ve öcünü almış olur. (edn)

[5]Eliade, M. 1994 , s.70

Editör: Serkan Alpkaya


Babil’in Yeni Yılı: Akitu Bayramı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir