Bir Knidos Aslanı Düşünün Knidos’u Özleyen Bakışlara Sahip

Yazar: Eda Kaygusuz

Amasyalı Strabon’un Geographika’sında; Karia, Güneybatı Anadolu’da, Lykia’yla Ionia arasındaki bölge olarak söylenirken[1]; Knidos ise, (Reşadiye Yarımadası, Deveboynu Burnu’nda) Karia’da bir kent olarak belirtilir.[2]

Antik dünyanın en önemli metropollerinden biri olan olan Knidos, Datça’ya 33 km uzaklıkta, yarımadanın en uç noktasındadır. Akdeniz ve Ege’nin birleştiği Tekir Burnu’nda konumlanmış olan kentin doğusunda ve batısında birer liman yer alır. Ticari nedenlerle, MÖ 4. yüzyılda yarımadanın uç noktasına taşınan Knidos, bugünkü eşsiz kalıntıların görüldüğü yerdedir.

Knidos kentinin kuruluşu MÖ 13. yüzyıllara kadar uzanırken, MÖ 4. yüzyıldan itibaren sanat, kültür, sağlık ve dini bir merkez olarak ün kazanmıştır.[3]

Anadolu’nun her köşesinde olduğu gibi Knidos’un da arkeoloji çalışmaları ve yüzey araştırmalarına ev sahipliği yaptığı anlaşılır. Özellikle bölgenin tarihi geçmişinin ve kalıntılarının dikkat çekici olması, bölgede arkeologlar tarafından kazı çalışmalarının gerçekleştirilmesine olanak sağlamıştır.

Antik dönemin önemli şehirlerinden biri olan Knidos’taki çalışmalar, 1857-59 yıllarında İngiliz arkeolog Sir Charles Thomas Newton’ın gerçekleştirdiği ve bölgede yapılan kazılar sonucunda, antik kentin eksenel planını, birkaç özel konutu ve çok sayıda kamu yapısını ortaya çıkardığı bilinir.[4]

Knidos bölgesinde bulunmuş olan çeşitli buluntuların arasında, konumuz açısından öneme sahip olan ve bugün İngiltere’deki British Museum’da sergilenen Knidos Aslanı bölgenin sembolü olarak görülebilir.

Knidos kentinin doğu kapısından ilerleyen, antik yol boyunca, birkaç kilometreye yayılmış olan nekropoller Knidosluların zenginliğinin bir işaretidir.[5]

Anıtsal olarak inşa edilen “mezar yapısı” olduğu öne sürülen yapı, yapıya hakim bir pozisyona sahip, devasa şekilde, oturan vaziyette bir aslan ile çevrelenmiştir.[6] Tarihi tartışmalı olan yapı için Charles Newton, MÖ 394 yılında Knidos’ta savaşmış olan Atinalı Amiral Konon’un Sparta karşısında kazanmış olduğu ünlü bir deniz zaferindeki kayıplar için bir türbe olarak yapıldığını tanımlamıştır. Krischen ise, aslan mezarını MÖ 2. yüzyıla tarihlendirmiş ve Dorlara özgü mimarisini Miletos’taki meclis binasınınki (bouleuterion) ile karşılaştırarak savunmuştur. [7]


Knidos Aslanı

Knidos Aslanı’nın ön taraftan görünüşü. Kaynak: British Museum

Knidos Aslanı’nın arka taraftan görünüşü. Kaynak: British Museum

Görkemli bir şekilde betimlenmiş olan aslan figürünün, yaklaşık 7 ton ağırlığında olduğu ve Atina yakınlarındaki Pentelikon Dağı’ndan getirilen tek bir mermer bloktan oyulduğu belirtilir. Aslan figürünün mezar yapısı üzerindeki ağırlığını azaltmak için figürün göbeğinin oyularak gizlendiği anlaşılır. Mermer malzeme kullanılarak yapılan aslan figürünün gözleri, metal veya değişik renkli taş ile bir kontrast oluşturacak şekilde kakılmıştır. Bu şekilde betimlenmiş olan bir aslan heykelinin, kendi dönemindeki duruşuyla göz göze gelmek büyük ihtimalle sık sık karşılaşacak bir durumdan olmasa gerek.

Knidos aslanının, Charles Newton’ın Knidos’ta yürüttüğü kazıya mimar olarak hizmet veren Richard Pullan tarafından 1858 yılının Mayıs ayında bulunduğu söylenir. Ayrıca, aslanın, Newton’ın keşif gezisine bağlı Kraliyet Mühendislerinden Teğmen Robert Murdoch Smith’in modern keşfini gerçekleştirdiği ve heykelin çıkarılarak, gemi ile İngiltere’ye nakledilmesi fikrini ortaya atan kişi Teğmen Robert Murdoch Smith olduğu belirtilir.[8]

Knidos Aslanı, kendi topraklarından kilometrelerce uzaklıkta, Knidos’un sıcak ikliminden bambaşka bir iklime sahip olan İngiltere-Londra’daki British Museum’un ana girişinde gelenleri karşılar. Kendi dönemindeki anlamlı bakışlarından, denizden gelenlerin göz göze geldiğindeki bakışlarından çok farklı olan bugünkü bakışlara sahip olduğunu, onunla göz göze geldiğinizde aklınızdan çıkarmamanız dileğiyle.


Knidos Aslanı. Kaynak: Aktüel Arkeoloji

[1]Strabon, Antik Anadolu Coğrafyası Kitap: XII-XII-XIV Geographika, (çev. Adnan Pekman), Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul 2012, s. 327.

[2]Strabon, Antik Anadolu Coğrafyası Kitap: XII-XII-XIV Geographika, (çev. Adnan Pekman), Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul 2012, s. 333.

[3] http://www.muglakulturturizm.gov.tr/TR-157570/knidos.html

[4] https://www.britannica.com/place/Cnidus

[5]Ian Jenkins, Greek Architecture and Its Sculpture, Harvard University Press, Cambridge Massachusetts 2006, s. 228.

[6]Ian Jenkins, Greek Architecture and Its Sculpture, Harvard University Press, Cambridge Massachusetts 2006, s. 229.

[7]Ian Jenkins, Greek Architecture and Its Sculpture, Harvard University Press, Cambridge Massachusetts 2006, s. 231.

[8]Ian Jenkins, Greek Architecture and Its Sculpture, Harvard University Press, Cambridge Massachusetts 2006, s. 229.

Bir Knidos Aslanı Düşünün Knidos’u Özleyen Bakışlara Sahip” için bir yorum

  • 19 Mayıs 2019 tarihinde, saat 14:24
    Permalink

    Gayet ilginc konular emek verilmis basarili bir calisma olmus

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir