Homo rudolfensis ve Paranthropus boisei Türleri Benzer Bitkileri Tükettiler

Homo rudolfensis ve Paranthropus boisei Türleri Benzer Bitkileri Tükettiler

Gorgon Gündem

Almanya’daki bir ekip, Erken Pleistosen’de iki hominin türünün yaygın bir diyet yaptığını gösteren kanıtlar buldu. National Academy of Sciences yayınlanan makalede, ekip, iki türden fosilleşmiş diş minesiyle çalışmalarını ve neler bulduklarını anlattı. 

Paranthropus boisei
Homo rudolfensis

Daha önce yapılan araştırmalar, Paranthropus boisei ve Homo rudolfensis gibi iki hominin türünün, yaklaşık 2,4 milyon yıl önce Doğu Afrika vadisindeki Malawi Gölü’nün yakınında yaşadığını göstermiştir. Bu yeni girişimle, araştırmacılar diş minesini inceleyerek iki hominin türünün neler yedikleri hakkında daha fazla şey öğrenebildiler. 

Diş minesinde, tüketilen bitkilerin karbon analizleri korunur. Araştırmacılar, mine içinde bulunan karbon izotoplarını inceleyerek, yemiş olunan bitki türlerini daraltabilirler. Bu araştırmada, bitki türlerinin ya C3 ya da C4 tipi olduğunu tespit etmişlerdir. C3 tipi bitkiler genellikle ılıman iklimlerde bulunur; modern çeşitleri arasında pirinç, patates ve fasulye vardır. C4 tipi bitkiler az miktardadır ve Dünya bitki biyokütlesinin sadece yüzde 5’ini oluşturur; bu tipe örnek şeker kamışı ve mısır verilebilir. Araştırmacılar ayrıca, diş fosillerinin bulunduğu alandaki toprak örneklerini de topladılar ve izotopik analizini yaptılar; böylece, bölgedeki homininlerin yaşadıkları dönemdeki sıcaklık ortalamaları ile ilgili bilgi sahibi olundu. 

Analiz, her iki türün de nispeten serin olan ve her ikisi de C3 bitkilerine dayanan, ormanlık savanalarda yaşadığını göstermiştir. Ayrıca, Paranthropus boisei’nin daha kuru ve açık bir otlak alanda yaşadığını ve bundan dolayı da bazı C4 tipi bitki türlerini tükettikleri tespit edilmiştir. İki tür genel olarak, çok çeşitli bitkiler yemiştir. 

Derleyen ve Çeviren: Serkan Alpkaya

Kaynak: Tina Lüdecke et al. Dietary versatility of Early Pleistocene hominins, Proceedings of the National Academy of Sciences (2018).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir