Dünden Bugüne İnternet Gazeteciliği

Dünden Bugüne İnternet Gazeteciliği

Yazar: Yasin Evrim Göllü (Bu yazı Gorgon e-Dergisi’nin 1. Sayısı’ndan yayınlanmıştır.)

İnternet Gazeteciliği kavramı, belirli kalıplaşmış sözcüklerle anlatılabilecek bir yapıya sahip olmayıp nesiller arasında farklılık gösterdiği için belirli bir kalıba da oturmamıştır. Geleneksel gazeteciliğin temsilcileri, internet gazeteciliğini, geleneksel gazeteciliğin teknolojiyle evrilmesinde oluşan bir mecra olarak görürken; yeni nesil gazeteciler ise internet gazeteciliğini, geleneksel gazeteciliğin devamı olarak görmeyip, haber alma ve yaymaya yepyeni bir boyut kazandıran bir mecra olarak görürler. İki kesimin orta noktada buluştukları tek olgu internet gazeteciliğinin getirdiği hızlı haber akışı özelliğidir.

Dünya’da ve Türkiye’de internet gazeteciliği çok farklı boyutta ilerlemektedir. Türkiye’de internet gazeteciliği denince, kısa ve akılda kalıcı şekilde haberi servis etme ve okura yazıdan çok görselle haberi aktarma akla gelir. Oysa Dünya’da bu tip bir habercilik anlayışından ziyade okura haberin ayrıntıları daha anlaşılır bir şekilde verilerek ve görsel açıdan daha sade bir format kullanılanarak habercilik yapılır.

Türkiye’de ve Dünya’da İnternet Medyası ve İnternetin Gelişimi

1960 yılında özel bir laboratuvarda kullanılmaya başlanan internetin ana amacı sabit bir noktada toplanan bilgilere farklı birimlerin aynı anda erişmesini sağlamaktır. İnterneti bu amaçla ilk kullanan ülke ise İngiltere’dir. 1960’lı yılların sonlarına doğru ise ABD Savunma Bakanlığı (USDOD) bugünkü internetin prototipi olan ARPANET’i kurmuştur. 1980’li yıllarda ise yine ABD’nin askeri amaçlı kurduğu MILNET ağı, 1990’lı yıllarda ticari amaçlı kullanılması için açılarak yaygınlaşmış ve günümüzde yüz milyonların kullandığı bir yapıya evrilmiştir. İnternetin bu kadar hızlı yayılmasının temel noktaları ucuz teknolojik donanımların artış göstermesi ve geleneksel kitle iletişim araçlarına göre farklı bir yapıya sahip olmasıdır. İnternet kullanımının bu kadar hızlı yayılmasının faktörlerini ise şöyle sıralayabiliriz:

  • Bireysel, grup ve çoklu iletişimi bünyesinde barındırması,
  • Yayıncılık açısından düşük tamamlanmış maliyet ve düşük marjinal maliyet yaratması
  • Maliyeti az, küresel çoklu iletişime olanaklar vermesi
  • Düşük maliyetli küresel, metin temelli kişilerarası iletişime imkan vermesi

Dünya’da İnternet Medyası’nın Başlangıcı ve Gelişimi

İnternet medyası, yazılı basının yayınlarını internete aktarması ile başlamıştır. İlk olarak, Amerika’da, 1995 yılında New York Times, The Washington Times gibi gazeteler yayınlarını birebir internete aktarmaya başlamış ve aynı yıl Avrupa’da da International Herald Tribune ve Daily Mirror gibi gazeteler sayfalarını internete açmıştır.

Türkiye’de İnternet Medyası’nın Başlangıcı ve Gelişimi

Türkiye’de ise 12 Nisan 1993 tarihi, internetin miladı olarak kabul edilir. Bu tarihte ODTÜ’den ilk internet bağlantısı gerçekleştirilmiştir. İçeriğini internete taşıyan ilk yayın ise Aktüel Dergisi olmuştur (Temmuz 1995). Dergi, Boğaziçi Üniversitesi’nin sunucu bilgisayarları üzerinden, yine bu üniversitenin öğrencileri tarafından güncellenip dünyaya açılmıştır.

1996 yılında, Türkçe internette sadece Aktüel Dergisi bulunmakta, henüz internette olmayan gazetelerin açığını ise Xn (eksen) kapatmaktaydı. Xn’in yayın kadrosu, gazeteleri her gün tarayarak seçme haberleri ve köşe yazılarını internete taşımaktaydı. İleri dönemde ise İnternet Gazeteciliği’nin temel taşlarını oturtarak yani anlık haber paylaşımı yaparak ve köşe yazarlarını bu mecraya taşıyarak yayın yapan gazete ise Zaman Gazetesi’dir.

İçeriğinin tamamını internete açan ilk gazete Milliyet Gazetesi’dir (27 Kasım 1996). Hürriyet ve Sabah gazeteleri de Milliyet Gazetesi’ni izlemiştir (1 Ocak 1997). Radikal Gazetesi 28 Mart 1998’de, Cumhuriyet Gazetesi ise, 7 Mayıs 1998’de İnternete açılmıştır. Cumhuriyet Gazetesi 2000 yılının Nisan ayında İnternet üzerinden abonelik sistemini getirmiş ve abone olan okurlar kendilerine verilen şifreyle o günkü sayıya ulaşabilmişlerdir.

İnternet üzerinden bağımsız yayın yapan ilk site NetHaber’dir. Türkiye’nin en büyük servis sağlayıcılarından biri olan Superonline’ın İnternet sitesine bağlı olarak kurulan NetHaber, Anadolu Ajansı ve Reuters’in haberlerini ziyaretçilerine ulaştırmıştır. Bu gelişme İnternet yayıncılığı için atılan önemli adımlardan biridir.

İçeriği tamamen kendine özgü olan ve bağımsız yayıncılık yapan ilk site, gazeteci Ahmet Tezcan’ın kurduğu www.dorduncukuvvetmedya.com’dur1. Televizyonda program olarak yayınlanan “Dördüncü Kuvvet Medya” bu olanağını kaybedince, internete taşınarak medya etiği konusunda duyarlı gazetecileri de aynı ortamda buluşturmuştur. Mayıs 1998’de İnternet üzerinden yayınlanmaya başlayan site, hiçbir gruba bağlı olmadan yayın yapan sitelerin de öncülüğünü yapmıştır.

2000 yılının başında ise büyük sermaye gruplarına bağlı olmayan gazetecilerin öncülüğünde birçok haber sitesi yayına geçmiştir. Bunda medyada yaşanan ekonomik krizin etkisi de büyüktür. Birçok deneyimli gazeteci işsiz kalmış ve mesleklerini internette açtıkları sitelerle sürdürmüşlerdir. Bu durum, Türkiye’de internet gazeteciliğinin gelişmesine olumlu katkı sağlamıştır.

Superonline’nin internet sitesinde haber yayınlaması benzer siteleri de aynı şekilde ziyaretçilerini son gelişmelerden haberdar etme zorunluluğuna itmiştir. Servis sağlayıcı firmalar internet sitelerinde haber yayınlamaya başlamışlardır. Şu anda ister amatör olsun ister profesyonel, İnternet sitelerinin büyük çoğunluğu son dakika haberlerine sitenin bir köşesinde yer ayırmaktadırlar. Böylece, önemli bir gelişme dakikalarla sınırlı bir zamanda milyonlarca kişiye kısa bir sürede ulaşabilmektedir.

İnternet Gazeteciliği’nin Getirdiği Hızlı Haber Akışının Artıları ve Eksileri

İnternet Gazeteciliği’nin sağladığı en dikkat çekici olgu haber akışına getirdiği hızdır. Bu olgu haberin çok kısa bir zaman zarfında haberin milyonlarca kişiye ulaşmasını sağlamıştır. Ancak bu durum kimi dezavantajları da beraberinde getirmiştir. Haberin doğru aktarılması, haber kaynaklarının neresi olduğunun çoğu zaman bilinmemesi haberin kalitesini ve güvenilirliğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Sosyal Medya Haberciliği

Çıktığı ilk dönemlerde internet gazeteciliğine haber paylaşımı ve daha çok okuyucuya ulaşma imkanı sağlayan Sosyal Medya, günümüzde habercilik açısından çok farklı bir boyuta ulaştı. Sosyal Medya haber paylaşım mecrası olmaktan haber üretilen, haber kovalanan ve haber olacak konulara ev sahipliği yapan bir yapıya dönüştü ve son dönemde Dünya’nın en yaygın ve çok yönlü bir haber merkezi olma potansiyeline ulaştı. Bunun en temel nedeni ise sosyal medya kullanıcılarının gazetecilik mesleğini üstlenmesidir. Sosyal medya siteleri ise bu potansiyeli en iyi şekilde insanların kullanımına sunmak için bir takım adımlar atmaya da başladı. Bu adımların en önemlisini ise yerel basına ilan vererek ve kullanıcıların timeline’nına metinler göndererek sosyal medya haberciliği konusunda bilgiler vererek Facebook atmış oldu. Ayrıca ülkemizde ise Hürriyet kendi sitesini bir sosyal medya sitesi gibi dizayn ederek bu yeni mecraya farklı bir boyut getirmiş oldu.

Genel Olarak

İnternet Gazeteciliği geçmişten günümüze gelene kadar teknolojik gelişmeler ve sosyal medyanın sağladığı opsiyonellikle çok farklı bir mecra haline geldi. Bu mecra gerek haber akış hızından dolayı gerek verilen haberin sunuş şekli ve kaynaklarının artışıyla çok farklı bir boyuta doğru evrilmeye devam edecek. Ayrıca Sosyal Medya haberciliği internet haberciliğine yepyeni bir soluk getirmiş olmasına karşın haber etiği açısından ileri ki dönemlerde büyük bir zafiyet ortay koyacak. Zira haber paylaşımı hakkında ne kadar bilgilendirme yapılsa da yine de ajanslar ve haber siteleri seviyesine halkın da katılmasıyla haberin etik kısmının büyük yara alma potansiyeli ileri ki dönemlerde gün yüzüne çıkacaktır. Ne yazık ki, İnternet Gazeteciliği’ndeki bu gelişmeler, gazetecilik kavramını profesyonel seviyeden daha düşük seviyeye indirdiği için haber kalitesinde kötünün de kötüsü bir durumu göreceğimiz aşikardır.

Dipnot, Kaynakça ve Görsellere dergimizden erişebilirsiniz.

Hashtag Toplumu Aracılığıyla Egemenliği Yeniden Düşünmek: Yeni Beden Politikası

Egemenlik: Kısa Bir Giriş

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir