Geleneksel Afrika Dini

Geleneksel Afrika Dinleri’nin çoğunda, rahipler veya papazlar gibi ruhani liderler vardır. Bu lider, topluluğun manevi ve dinî olarak hayatta kalabilmesi için gereklidir. Zulu kültüründe, iyileştirmekten ve ‘gaipten haberler vermekten’ sorumlu mistikler ve sangomalar vardır.


Geleneksel Afrika Dini

African Traditional Religion

Çevirmen: Cemal Özer

Bantu dili konuşan insanlar, Güney Afrika’ya Batı ve Orta Afrika’dan taşındılar ve kendileriyle beraber dinlerini ve geleneklerini de getirdiler.

İnanç, dünyada milyonlarca insanın yaşamındaki önemli bir parçadır. Her gün binlerce Afrikalı, Hıristiyanlığa geçiyor ve Nijerya’da her ay yaklaşık 20 yeni dinî mezhep veya grup ortaya çıkıyor. Dünyanın her yerinde on milyondan fazla Musevi her hafta Şabat Günü[1]  adetini yerine getiriyor ve milyonlarca Müslüman hac görevi için her yıl Ortadoğu’daki Mekke’yi ziyaret ediyor. Bunu yapıyorlar çünkü onların belirli dinî inanışları var ve inançları hayatlarına yön veriyor.

Birçok farklı din var ve bunlardan bazıları, kendi hikâyelerini anlatarak ve prensiplerini öğreterek binlerce yıldır bağlılıklarını yerine getirmektedirler. İnsanlar, varoluşlarından bu yana “Dünya nereden geldi?”, “Neden buradayız?”, “Kötü şeyler neden iyi insanların başına gelir?”, “Öldüğümüzde bize ne olacak?” gibi sorulara yanıt bulmak için dinlere başvurmaktadırlar.

Güney Afrika’ya insan, kültür ve dini çeşitliliğinden dolayı “gökkuşağı ulusu[2] denilmektedir. İnsanlar birçok manevi geleneği ve dinî inancı takip ediyorlar. Güney Afrika’da inanç özgürlüğü anayasa tarafından korunmaktadır. Herkes, istediği inancı takip etmekte veya hiçbirini takip etmemekte özgürdür.

İnsanlar, ayrıca farklı spiritüel ayinleri öğrenmeye ve saygı duymaya özendiriliyorlar. Bu, demokrasinin bir parçasıdır. Güney Afrika’daki başlıca inançlar Hıristiyanlık, İslamiyet, Hinduizm, Afrika’nın geleneksel dinleri ve Museviliktir. Bu dinlerin çoğunu, Avrupalılar ve diğer yabancı göçmenler getirdiler. Geleneksel Afrika Dini çok popülerdir; buraya Kuzey ve Batı Afrikalı atalarımızla gelmiştir. Genellikle Afrika dini, Hıristiyanlık ve İslamiyet öğeleriyle birleştirilmektedir. En önemlisi ise, yeni Güney Afrika dini ve tinselliğinin, geçmişte olduğu gibi insanları bölmekten ziyade, daha büyük bir anlayış ve ahenk yaratmasıdır.

Geleneksel Afrika Dini Nedir?[3]

Güney Afrika’da yaşayan ‘geleneksel’ grupların çoğu, buraya yaklaşık 1500 yıl önce Batı ve Orta Afrika’dan gelmişlerdir. Bunların çoğu, Bantu dili[4] konuşan insanlardı ve birçok Güney Afrikalı’nın, özellikle de Zulu ve Xhosa gibi Nguni gruplarının atalarıydı. Geleneksel Afrika Dini sözlü geleneklere dayanmaktadır ki bu; temel değerlerin ve yaşam biçiminin yaşlı nesilden genç nesle geçtiği anlamına gelmektedir. Bu gelenekler dinî kurallar değillerdir ancak hikâyelerle, mitlerle ve masallarla devam etmiş kültürel bir kimliktir. Bu gelenekler, bir nesilden sonrakine geçmiştir. Yaşlılar ise nihai otoritelerdir ve tamamen güvenilirdirler.

Bu Dinin Takipçileri Neye İnanıyorlar?

Geleneksel Afrika Dini’nde, topluluk bir insanın hayatının en önemli parçasıdır. Bu topluluk, aynı gelenekleri hatırlayan ve paylaşan insanlardan oluşur. Birey, yalnızca toplum içinde var olur ve toplumdan ayrılmak bazen ölümden bile kötüdür. İnançlı birinin ailesi uzakta yaşıyor olsa dahi o kişinin üzerinde hâlâ etkileri bulunur. Din, çoğu Afrika toplumunda ahlaki düzeni de desteklemektedir. Bu, toplulukta bir güvenlik ve nizam duygusu yaratır. Takipçiler, atalarının ruhlarının rehberliğine inanırlar.

Geleneksel Afrika Dinleri’nin çoğunda,rahipler veya papazlar gibi ruhani liderler vardır. Bu kişi, topluluğun manevi ve dinî olarak hayatta kalabilmesi için gereklidir. Zulu kültüründe, iyileştirmekten ve ‘gaipten haberler vermekten’ sorumlu mistikler ve sangomalar vardır –bir çeşit falcılık ve rehberlik. Bu geleneksel şifacılar, ataları tarafından çağrılmalıdır. Sıkı bir eğitimden geçerler; şifa vermek ve benzer şeyler için otların kullanımı, nerede olduğu bilinmeyen kayıp objeleri bulmak için mistik beceriler de dahil olmak üzere çokça beceri edinirler.

Geleneksel Afrika Dini ataların, düğün, doğum ve ölüm gibi önemli olayların yanı sıra bir iş bulma ve üniversiteyi bitirme gibi daha az önem arz eden olayların da parçası olduğu bir yaşam biçimidir. Bu etkinlikler sırasında genellikle atalara şeref, memnuniyet ve teşekkürler sunulur. Bir inek, koyun veya tavuk kurban edilir ve atalar; sunulanları almak ve toplananları kutsamak için çağrılır.

Yüce Tanrı’yı Geleneksel Afrika Dini tanımış olsa da, takipçiler yeterince layık olduklarını düşünmedikleri için doğrudan O’na ibadet etmezler. Bu sebepten ötürü atalarından kendi adlarına iletişim kurmalarını isterler. Yüce Varlık, tüm topluluğu tehdit edebilecek kuraklık veya salgın gibi büyük sıkıntı ve ihtiyaçlar yaşandığı zamanlarda çağrılır. Yüce Varlık, insanlar ve çevreleri arasındaki bağlantının kendisidir.

Ataya İbadet

Ataya ibadet ve inanış, yaşlılara olan inanç ve saygının bir uzantısıdır. Geleneksel Afrika Dini takipçileri, atalarının yaşayan akrabalarıyla ruhani bir bağ kurduğuna inanmaktadır.

Ataların ruhlarının çoğu genelde iyi ve naziktirler. Ataların ruhları tarafından yapılan tek olumsuz eylem, insanlara yanlış yola girdiklerini uyarmak maksadıyla küçük hastalıklar bulaştırmalarıdır. Bu mutsuz ataları memnun etmek içinse genellikle bira ve et sunulur.


 

Yazının Orijinali İçin:

South African History Online: http://www.sahistory.org.za/article/african-traditional-religion

Redaksiyon: Arman Tekin

Editör: Serkan Alpkaya


Dipnotlar

[1]Yahudi inancında Şabat, Pazar günü başlayan haftanın, yedinci günü olan Cumartesi günleri, mutlak iş görmezlik günü olarak belirlenmiştir.  (edn.)

[2]Gökkuşağı Ulusu (Rainbow nation): 1994 yılında Başpiskopos Desmond Tutu’nun ırkçılık sonrası Güney Afrika’yı tanımlamak için kullanmış olduğu sözdür. (edn.)

[3]Bu konuyla ilgili daha geniş bilgi için: http://content.lms.sabis.sakarya.edu.tr/Uploads/71272/42064/afrika%E2%80%99da_geleneksel_dinler.pdf (edn.)

[4] Bantular ya da Bantu halkları, Kamerun’un doğusundan Orta Afrika, Doğu Afrika ve Güney Afrika’ya kadar olan Sahraaltı Afrika’da yaşayan ve Bantu dilini konuşan 300–600 etnik gruptan oluşmaktadır. Karşılıklı anlaşılabilirlik kriterine göre 250 Bantu dili vardır.  (edn.)

Afrika Haritasının Evrimi

Afrika Kıtası’na Neden Afrika Kıtası Diyoruz?

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Savaş ve Sömürgecilik

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir