Joel Kovel Üzerine

Joel Kovel Üzerine

Michael Löwy, 30 Nisan’da kaybettiğimiz dostumuz ve yoldaşımız Joel Kovel’ın hayatını ve dünyaya katkılarına dair düşüncelerini paylaşıyor.

Climate & Capitalism Sitesinin Notu

Yazar: Michael Löwy[1]

Çevirmen: Batuhan Uncu

Kategori: Politika

Ekososyalizmin Öncüsü Joel Kovel (1936-2018)

Joel Kovel’ın vefatı sadece biz dostları ve iş arkadaşları için değil, aynı zamanda öncüsü olduğu geniş uluslararası ekososyalist hareket için de büyük bir kayıptır.

Joel ile 2001’de Paris Nanterre Üniversitesi’nde Actuel Marx dergisinden arkadaşlarım tarafından düzenlenen Uluslararası Marksist Konferansı’nda tanıştım. Anında kaynaştık ve ortak bir ilgi alanı bulduk: “Kırmızı” ve “Yeşil”in yeni bir kavram olan ekososyalizm himayesi altında acil olarak birleştirilmesi ihtiyacı. Solun büyük çoğunluğunun ekolojik bir eğilime olan ihtiyacı henüz anlamadığını ve birinin yeniden yönelime katkıda bulunması gerektiğini fark ettik. O sıralarda, üyesi olduğum Dördüncü Enternasyonal de ekososyalist bir program benimsemeye karar vermişti ve Joel bundan cesaret almıştı.

Joel, Kaybolmuş Gezginin Rüyası (The Lost Traveller’s Dream) adlı kitabında tanışmamızın hikayesini anlatıyor ama alçak gönüllü davranıp Uluslararası Ekososyalist Manifesto yazma fikrinin kendisine ait olduğunu söylemiyordu. Bu önerisini hemen kabul ettim ve birkaç taslağın ardından çalışmayı birlikte tamamladık. Kendi tabiriyle yaptığımız şey, denize atılmış bir şişenin içinde mesaj göndermek gibiydi.

Görselin Alıntılandığı Link: http://www.e-skop.com/skopbulten/radikal-bir-alternatif-olarak-ekososyalizm/2485

Şaşırtıcı bir şekilde bazı insanlar şişeyi denizden aldı ve tanınmış yerel bir Perulu lider olan Hugo Blanco’nun desteği ve Ian Angus’un yardımıyla Paris banliyösündeki Montreuil’de bir toplantı düzenlemeyi başardık. Hugo, bize Latin Amerika’daki yerel halklar olarak ekososyalizmi yüzyıllardır uyguladıklarını açıkladı.

Joel’ın coşku ve enerjisiyle alevlenen toplantıda bir Uluslararası Ekososyalist Ağı (EIN -Ecosocialist International Network) kurulması kararlaştırıldı. Bu kısa süren bir deneyimdi ama büyük bir başarı elde edildi: Belem Bildirgesi. 2008’de Joel, Ian ve benim tarafımdan kaleme alınan bu İkinci Uluslararası Ekososyalist Manifesto, 40 ülkeden yüzlerce ekososyalist tarafından imzalandı ve Brezilyalı ekososyalist yoldaşların yardımıyla, bir Amazon kenti olan Belem do Para’da (Brezilya’nın kuzeyinde) düzenlenen Dünya Sosyal Forumu’nun (2009) katılımcılarına Portekizce ve İngilizce dillerinde dağıtıldı.

O sıralarda Joel, kapitalizmin şimdiye kadar yazılmış en güçlü ekolojik kınamalarından olan ve gelecek nesiller için bir ekososyalizm klasiği olma niteliğindeki başyapıtı “Doğanın Düşmanı”nı (2002)[2] çoktan yayınlamıştı. Tüm bu yıllar boyunca e-posta ve zaman zaman da Paris, Brezilya ve New York’taki yüz yüze görüşmelerle iletişimde kaldık. Aramızda karşılıklı anlayış ve ekososyalizmi bir fikir ve eylemler ağı olarak kurmaya yönelik ortak tutkumuza dayalı gerçek bir arkadaşlık gelişti. Joel son zamanlarındaki enerjisini, ekososyalizmi ABD’de geliştirmeye adadı.

Hristiyanlığı benimseme kararı, bizi kurtuluş teolojisine olan ilgimizde bir araya getirdi. Son buluştuğumuz zamanı hatırlıyorum: Bir kilisede, halkın acımasız baskıcılığını kınadığı için milis çeteler tarafından katledilen El Salvador başpiskoposu Monsignor Romero’yu anlatan bir film gösterimi düzenlemişti.

Joel’a borcum büyüktür; yazılarından çok şey öğrendim ve bir kapitalizm karşıtı olarak taviz vermeyen adanmışlığı benim için tam bir esin kaynağı oldu. Otobiyografisini yazdığında ona, arka kapağa eklemesi için hareketimize olan katkılarının önemini özetleyen bir not gönderdim:

“Joel Kovel; radikal tinsellik, Marksist sosyalizm ve ekolojik dünya görüşünü kendinde bir araya getiren, insanlığın ve ‘Doğanın Düşmanı’ kapitalizmle mücadele eden yılmaz bir savaşçıdır. Düşünce ve eylemleriyle uluslararası ekososyalist hareketin öncüsüdür. Hayalleri adeta farklı bir geleceğe açılan pencerelerdir.”

2017’de gönderdiği kitabındaki bir yazıda bana “çılgın zamanlardaki bir yol arkadaşı” demiş ve bunu “Hayalci Joel” diye imzalamıştı. Zaman gerçekten çılgın ama Joel’in kırmızı ve yeşil mesajının yardımıyla aklı başında bir geleceğe olan umut henüz kaybolmuş değildir.

Eğer Dünya gezegenindeki yaşam, kapitalist çılgınlığın yarattığı ekolojik felaketten kurtulursa, Joel Kovel, radikal bir değişim için rasyonel ve güçlü bir ekososyalizm çağrısında bulunan ilklerden biri olarak hatırlanacaktır.

Yazının Orijinali İçin: 

https://climateandcapitalism.com/2018/05/31/remembering-joel-kovel/

Redaksiyon: Yeşim Serin

Editör: Serkan Alpkaya

Dipnotlar

[1] Karl Marx, Che Guevara, Liberation Theology, Walter Benjamin ve Franz Kafka gibi pek çok çalışmanın altına imza atan Marksist sosyolog ve filozof Michael Löwy 1938’de Brezilya’da doğdu. Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi’nde (CNRS) toplumsal bilimler araştırmalarında yöneticilik yapan Löwy, Paris VIII Üniversitesi’nin yanı sıra, Los Angeles’taki California Üniversitesi ile Michigan, Stanford ve Pittsburg Üniversitelerinde misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi. 1985’lere kadar genel çalışma alanı sosyolojik ve tarihsel açıdan Marksist düşünce olan Löwy’nin 1985’ten sonraki ilgi alanı genellikle romantik antikapitalizm hareketler yahut Avrupalı Yahudilerin kültürel varoluşları gibi temalar olmuş; din ve siyaset arasındaki ilişkileri irdelemiştir. Çalışma alanı ziyadesiyle geniş olan Löwy’nin esas ilgisi Marksist düşüncenin tarihsel ve siyasal serüvenidir. (Ayrıntı Yayınları’nın web sitesinden: https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/kisi/michael-lowy/152) (edn).

[2] Kovel, Doğanın Düşmanı: Kapitalizmin Sonu mu, Dünyanın Sonu mu?, çev. Gürol Koca, Metis Yayınları, 2005. https://www.metiskitap.com/catalog/book/4624

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir