Jung Kitaplığı

Carl Gustav Jung Kitaplığı

1)  Gökte Görülen Cisimler Üzerine Bir Mit, çev. Mustafa Tüzel, Kırmızı Kedi Yayınları.

“Ufo’lar için dünyada bir temel bulmanın ve onların fiziksel özelliklerini açıklamanın olanaksızlığı, çok geçmeden ‘dünya dışı’ bir kökenleri olduğu tahminine yol açtı.

Bu varyasyonla birlikte bu söylenti, İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden önce New Jersey’de, H.G. Wells’in bir romanından uyarlanan ve Marslıların New York City’ye girmesini konu edinen bir radyo oyununun çok sayıda trafik kazasının yaşandığı bir izdihama sebep olduğu büyük New Jersey paniğinin psikolojisiyle ilişkilenmiştir.”

Jung’un Ufo’lara ilginin zirve yaptığı 1950’lerde kaleme aldığı bu çalışma, dünyayı kasıp kavuran fenomene dair yazılan en öngörülü eserlerden biri oldu. Jung’un bu tür olaylara karşı kuşkucu bir tutumu olduğu biliniyor. Konuyu Ufo’ların gerçekliği ya da gerçek dışılığıyla değil, psikolojik temelde ele alan ünlü psikolog, uçan daireleri insanoğluna atalarından miras kalan mitlerin modern bir benzeri olarak değerlendiriyor. Yaptığı analizlerle Ufo’ları dini bir kültün merkezi, insanların teknoloji ve doğa-üstü kurtarıcılara dair fantezilerine temellenen dedikodular olarak yorumlayan Jung, dünden bugüne dünyayı meşgul eden Ufo fenomeniyle ilgili güncelliğini koruyan bir çalışma sunuyor. (Tanıtım Bülteni)


2) Kırmızı Kitap, çev. Okhan Gündüz, Kaknüs Yayınları

C.G. Jung’un 1957 yılında, ölümünden beş sene önce  dile getirdiği,  1914 ile 1930 yılları arasında Kırmızı Kitap üzerinde çalıştığı yılları anlatır. İsmi, Jung’un  takipçileri tarafından seksen yılı aşkın bir süredir bilinse de eser, 2009 yılında yayımlanana kadar okuyucunun istifadesine sunulamadı.

Kitabın yayımlanması, psikoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Arketip, kolektif bilinçdışı, persona, anima, animus gibi kavramlardan oluşan temel kuramının nasıl ortaya çıktığını Jung’un kendi kaleminden okuma fırsatı doğdu. Jung’un bu deneyimi psikoterapiyi, hastalıkların tedavisinden ibaret olmaktan çıkarıp kişiliğin yüksek düzeyde gelişmesinin bir vasıtasına dönüştüren “bireyselleşme sürecini” bizzat nasıl yaşadığını anlatıyor. (Tanıtım Bülteni)


3) Ruh | İnsan, Sanat, Edebiyat, çev. İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayınları

Paracelsus, Sigmund Freud, Richard Wilhelm, Pablo Picasso, ve James Joyce’un şaheseri Ulysses üzerine yazılan denemeler… Jung, bu olağanüstü kişilikleri ve sanat yaratımının kökenlerini kendi psikoloji kuramları vasıtasıyla keşfediyor. (Tanıtım Bülteni)


4) İnsan ve Sembolleri, çev. Hatice Mukaddes İlgün, Kabalcı Yayınları.

“İnsan ve Sembolleri”nin araştırılması aslında insanın kendi bilinçdışıyla ilişkisinin araştırılması demektir. Dahası Jung’un bilinçdışı görüşünde bilinçdışı, bilincin büyük kılavuzu, dostu ve akıl hocası olduğu için bu kitap en doğrudan kavramlarla insanların ve onların spiritüel problemleri ile ilgilenir. Bilinçdışını biliriz ve onunla (iki yönlü bir şekilde) temelde rüyalarla iletişim kurarız; bu kitapta (hepsinden çok Jung’un kendi bölümünde) bireyin yaşamında rüya görmenin önemine büyük bir vurgu yapıldığını göreceksiniz. -John Freeman (Tanıtım Bülteni)


5) Anılar, Düşler, Düşünceler, çev. İris Kantemir, Can Yayınları.

Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung, 1957 baharında 81 yaşındayken, hayatını ve anılarını, meslektaşı ve yakın dostu Aniela Jaffé’ye anlatmayı kabul etti. O güne dek yaşamöyküsünü yazması yolundaki tüm önerileri geri çevirmiş olan Jung, belirli aralıklarla düzenlenen söyleşilerde, yaşamının hiç bilinmeyen yönlerini Jaffé’ye anlattı. İki yıldan fazla bir zaman kendini bu uğraşa adamakla kalmadı, 1961’deki ölümüne kadar kitabın son biçimini almasına katkıda bulundu.

Anılar, Düşler, Düşünceler, insan zihninin en büyük kâşiflerinden birinin yaşamının en gizli köşelerine kadar uzanan içten açıklamalarından oluşuyor. Bu benzersiz kitap, kişilik, rüyalar ve fanteziler ile din konusunda tüm insanlığı etkileyen düşünceler geliştirmiş olan Jung’un, ilginç ve bir o kadar da saklı kişiliğini kendi ağzından gözler önüne seriyor. Bilim adamının, önce hayranı olduğu, ama giderek derin görüş ayrılıklarına düştüğü Sigmund Freud’la ilişkilerine birinci elden ışık tutuyor. (Tanıtım Bülteni)


6) Rüyalar, çev. Aylin Kayapalı, Pinhan Yayınları

Yazar, psikiyatrist, eğitimci, ressam ve bir de seyyah olan Carl Gustav Jung, rüyalar hakkındaki fikirlerini bu derlemede toplamıştır. Gizemcilik, din, kültür, semboller gibi ana temaları kendine özgü ve maharetli anlatım tekniğiyle okuyucuya sunmuştur. Rüyaları filmsel özellikleriyle teşhis etmiş, ayrıca sadece şahsi planda söz konusu olan “kişisel rüyalar” ile hepimizin tecrübe ettiği ve kolektif bilinçdışının ürünü olan “büyük rüyalar” arasında ayrım yapmıştır. Yirminci yüzyılın en etkin figürlerinden biri olarak Jung, Rüyalar adlı eseriyle kendi ürettiği sıradışı kavramlara anlaşılır tarzda bir giriş yapmakla kalmamış, bunun yanında toplu eserlerinin nitelikli okunması için de en ideal yöntemi sunmuştur. (Tanıtım Bülteni)


7) İnsan Ruhuna Yöneliş, çev. Engin Büyükinal, Say Yayınları.

Çağdaş psikolojinin üç büyük devinden biri ve analitik psikolojinin kurucusu, psikiyatr ve dünyamızın ender Filozof-bilimadamlarından biri olan C. G. Jung, İnsan Ruhuna Yöneliş’te psikolojinin en temel ve özgün kavramlarını sunuyor: Kompleksler, düşler ve bireysel anlamları, çağrışım deneyleri, yansıtmalar, arketipler, bilinç, bilinçaltı ve bilinçdışının işlevleri… Çağdaş psikolojinin üç büyük devinin sonuncusu, çağdaş insanın günlük yaşamında ve “öte yaşamında”; düşlerinde, bilinçli ve özellikle de bilinçsiz yaşamında kendini duyuran başlıca ruhsal sorunlarına, sıkıntılarına uzun yıllar öncesinden ışık tutmaya, yol göstermeye devam ediyor. Jung, öte yandan bir kâhin gibi davranıyor; insanlığı bekleyen en büyük tehlikenin “ruhsal tehlike” olduğunu, bunun da insanın bilinçaltından geleceğini savunuyor. Bu bağlamda İnsan Ruhuna Yöneliş, ilk basımından bu yana geçen yaklaşık 60 yıla karşın değerinden ve savlarından hiçbir şey yitirmemiş durumda. Çünkü Dünya gezegeni, giderek bilincini bir yana bırakıp, bilinçaltı birikimleriyle varlığını ve ilişkilerini sürdürmeye çalışan bir insan tipinin egemenliğine giriyor… (Tanıtım Bülteni)


8) Analitik Psikoloji Üzerine İki Deneme, çev. İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayınları

Bu kitap, belki de Jung’un çalışmalarına en iyi giriş niteliği taşımaktadır. “Bilinçdışı Psikolojisi” ve “Ben ve Bilinçdışı” adlı iki deneme Jung’un sisteminin ana hatlarını sunar. Tarihsel açıdan da Jung’un Freud’la olan yakın işbirliğinin nasıl son bulduğunu gösterir. Öte yandan Freudcu ve Adlerci psikoloji okullarına dair anlaşılır bir çerçeve sunar. (Tanıtım Bülteni)


9) Psikoloji ve Din, çev. Raziye Kayabey, Okyanus Yayınları.

“Din, insan aklının en eski ve en yaygın uğraşlarından biridir. Bu nedenle insanın psikolojik yapısına değinen her psikoloji dalı, dinin sadece toplumsal ya da tarihsel bir olay olmayıp, çok sayıda insan için oldukça kişisel bir ilgi alanı olduğu gerçeğini gözlemlemeden edemez.” İnsan ruhunun zenginliklerini en ayrıntılı biçimde incelemiş bir araştırmacıdan, bir psikanaliz ustasından din ve psikoloji üzerine yetkin bir kitap. (Tanıtım Bülteni)


10) Dört Arketip, çev. Zehra Aksu Yılmazer, Metis Yayınları

Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Carl Gustav Jung’un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hâlâ yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jung’u bir ekol olarak anmamızın nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle “simge” alanındaki çalışmaları, ve kişisel ya da kolektif bilinçdışının dinamiklerini ve görüngülerini irdeleyen yapıtlarıdır.

Jung düşüncesinin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye çok geniş bir alanda kalıcı izleri vardır.

Anne arketipi, yeniden doğuş, masallarda ruhun fenomenolojisi ve hilebaz figürünün psikolojisi üzerine kaleme aldığı bu dört makale, Jung’un simge alanındaki çalışmalarına ışık tutacak önemli bir toplam. (Tanıtım Bülteni)


11) Maskülen | Erilliğin Farklı Yüzleri, çev. Didem Gamze Erdinç, Pinhan Yayınları

Maskülen kavramı sadece Jung’un insan ruhu hakkındaki devrimci teorileri için değil kişiliğin gelişimi için de dikkate değerdir. Eğer Jung’un inandığı gibi “modern insan halihazırda, kendi aklının ışığı ötesinde hiçbir şeyin dünyasını aydınlatamayacağı fikriyle zihnini bulandırmış” ise her insana idrak kabiliyetinin sınırlarını ve bu sınırları nasıl aşacağını göstermek temel bir mesele haline gelir. İşte Jung’un Maskülen adlı eserinde yapmaya çalıştığı budur. Erilliğin dürtüsünü ve doğasını ilgilendiren ünlü sezgilerini kaleme alır ve bunların kişiliğin gelişimini nasıl etkilediğini açıklar. Kişisel ve klinik tecrübelerinin ürünü olan eşsiz perspektifi sayesinde Jung, erilliğe dair anlayışımız konusunda uzun yıllar daha psikanalistlerin zihnini meşgul edecek sorunları ortaya atmıştır. (Tanıtım Bülteni)


12) Feminen | Dişilliğin Farklı Yüzleri, çev. Tuğrul Veli Soylu, Pinhan Yayınları

“Sevgi, bir kader gücüdür, öyle ki bu gücün enerjisi cennetten cehenneme uzanır” der Jung, kitabın içindeki “Bir Öğrencinin Sevme Sorunu” adlı bölüm üzerine düşüncelerini dile getirirken. Ne var ki Jung bu kitapta sadece sevgi veya aşk sorunundan bahsetmez: Geniş alanlara ve kitlelere ulaşan, kişinin iç dünyasıyla ilgili teorilerini açıklamaya ve yorumlamaya devam eder. Feminen ilke ışığında, mitolojik anne figürü arketiplerinden yirminci yüzyıl Avrupa kadınının tecrübelerine kadar okuyucuya rehberlik yapar. Bu arada animus ve anima gibi kendi kişilik anlayışı içinde son derece önemli kavramları aydınlatmayı ihmal etmez. Jung’un fikirlerinin çoğu yirmi birinci yüzyılda yetişen nesiller için kaynak niteliğindedir. Feminen, Jung’un iddialarının radikalliğini göstermesi açısından da kışkırtıcı bir eserdir. (Tanıtım Bülteni)


13) Psikoterapi Pratiği, çev. Sami Türk, Kaknüs Yayınları. 

Jung’un arzusuyla Almanca külliyatını yayımlayan yayımcıları, ilk kitap olarak Psikoterapi Pratiği’ni seçerler. Kitaba yazdığı önsözde Jung, eseri şu cümlelerle sunar:

(…) Yayımcılara bilhassa seçimlerinden dolayı da şükran borçluyum. Onlar böylelikle ruhu tanımaya dair katkımın insan üzerindeki pratik tecrübeye dayandığı gerçeğini anladıklarını göstermiş oluyorlar. Beni elli yıldan fazla süren psikoterapi pratiğinde, sonraki tüm bilgi ve çıkarımlarıma vardıran, diğer taraftan da kanaatlerimi yine, doğrudan tecrübeyle kontrol edip düzeltmeye sevk eden, bir doktorun, ruhani ıstırapları psikolojik açıdan anlamaya dair uğraşlarıdır. Geç dönem yazılarımın arasından mesela tarihî bir inceleme seçilecek olsa, hazırlıksız okuyucu elbette, kendi psikoterapi tasavvuruyla bu yazının ne alakası olduğunu çıkarmakta zorlanacaktır. (…)

Psikoterapist, sadece hastasının şahsi biyografisini değil, gelenek ve dünya görüşünün nüfuzlarının işe karışıp çok zaman belirleyici rol oynadığı, hastanın uzak yakın zihin çevresini de öğrenmelidir. Bütün bir insanı ciddiyetle anlamaya çalışan hiçbir psikoterapist, rüya dilinin sembolleriyle hesaplaşmaktan geri duramayacaktır. (…) Bunu anlamak hekime, hastasını, kendini sırf şahsiyetçi bir şekilde anlamanın boğucu darlığından çıkarıp onu, şimdiye dek sosyal, ahlaki ve zihnî gelişiminin ufuklarının genişlemesi ümidini kapatan benmerkezci tutulmuşluğundan kurtarmasına imkân sağlar.

Okuyucu bu ciltteki makalelerde sadece pratikteki görüşümün temelleri ve prensiplerine dair ipuçları değil, aşağı yukarı tamamlanmış hemen her analizin “crux”u veya en azından “the crucial experience”i anlamına gelebilecek, FREUD’un dahi merkezî olarak gördüğü, aktarım problemi denen o fenomeni tarihî açıdan anlamanın bir örneğini de bulacaktır. (Tanıtım Bülteni)


14) Kişiliğin Gelişimi, çev. Duygu Olgaç, Pinhan Yayınları

Jung, ana araştırma alanlarını ideal yetişkin kişiliği üzerine yoğunlaştırmıştır ancak bu eserde çocukluk psikolojisine eğilir. Ele aldığı meseleler esas olarak eğitim ve kişi olma sorunlarıdır. Bunu yaparken, çocuklukta görülmeye başlayan zeka, algı ve duygu bozukluklarında anne-babaların ve eğitimcilerin göz ardı edilemez rolüne vurgu yapar. Jung, anne-babaların ve eğitimcilerin psikolojisinin çocuğun gelişimi için hem olumlu hem de olumsuz getirilerinin olacağını söyler. Dolayısıyla bu kişilerin sadece eğitmeyi bilen değil aynı zamanda kendi kişiliklerini de geliştirebilen insanlar olması gerektiğinin üzerinde durur. (Tanıtım Bülteni)


15) Analitik Psikoloji Sözlüğü, çev. Nur Nirven, Pinhan Yayınları.

Özellikle psikolojiyi konu edinen eserlerde kullanılan kavramlar ve tanımlar için çok temkinli davranılmadığını öğrenecek kadar yeterli deneyim edindim: Zira psikoloji alanından başka hiçbir yerde çok sık yanlış anlaşılmaya ısrarla yol açan bu kadar büyük anlam farkı yok. […] Araştırmacı, kavramlara en azından biraz sabitlik ve kesinlik getirmeye çalışmalıdır; bunu en iyi şekilde kullandığı kavramların anlamını tartışarak yapar, öyle ki herkes bunlarla onun ne demek istediğini anlayabilecek duruma gelsin. Bu ihtiyacı karşılamak için belli başlı psikolojik kavramlarımı alfabetik sırayla tartışmayı öneriyorum ve okurun kuşku duyduğu takdirde bu yorumlara başvurmasını istiyorum. (Tanıtım Bülteni)


16) Freud ve Psikanaliz, çev. İsmail Hakkı Yılmaz, Pinhan Yayınları

Jung ve Freud 1912’ye kadar çok yakın bir işbirliği içinde oldu, devamlı mektuplaşıyorlardı ve Jung Freud’un fikirlerini çeşitli şekillerde 1904’ten beri zaten uyguluyordu. Jung, Uluslararası Psikanaliz Derneğinin başkanlığını 1914’e kadar sürdürdü ancak ikili birbirinden uzaklaşmaya başlamıştı.

Bu cildin 1. Kısmı Jung’un Freud’la yakın ve “coşkulu” işbirliği içinde olduğu dönemi kapsar; 2. ve 3. Kısımlardaki makaleler resmen ayrılığa götüren eleştirilerin ana hatlarını içerir. 4. Kısım ise Freud ve Jung arasındaki doğrudan karşılaştırmalardan oluşur. (Tanıtım Bülteni)

Carl Gustav Jung ve Analitik Psikolojiye Kısa Bir Giriş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir