Marcus Claudius Marcellus

Marcus Claudius Marcellus’un Roma Kapitolin Müzesi’nde bulunan heykeli.

Yazar: Mark Cartwright

Çeviri: Ahmet Somay

Giriş

Marcus Claudius Marcellus (MÖ 270-208) beş kere konsül seçilen bu yüzden de “Roma’nın Kılıcı” ünvanı almış ve şehrin en şanlı askeri yöneticilerinden biridir. Hem Birinci hem de İkinci Pön Savaşları[1]‘nda aktif rol oynamış ayrıca Galya’ya sefer düzenleyip Mediolanum Şehri’ni (günümüzde Milan) ele geçirerek itibarını arttırmıştır. Hannibal ile Güney İtalya’da savaşmış ve daha sonra da bilindiği gibi Sicilya’da bulunan Siraküza[2] kentini ele geçirmiştir. Marcellus’un zafer serisi, MÖ 209’da Kartacalı general ile karşı karşıya geldiğinde son bulmuştur. Romalı komutan bir yıl sonra Venusia (bugünkü Venosa)  yakınlarında bir pusuda öldürüldü. Öldürüldüğü yerde bugün halen bir mezar taşı bulunmaktadır. Aynı adı taşıyan İmparator Augustus’un yeğeni ile karıştırılmamalıdır.

Kariyerinin Başlarında

Marcellus, MÖ 270 yılında doğmuş ve Kartaca’ya karşı yapılan Birinci Pön Savaşının (MÖ 264-241) sonlarına doğru askeri tribün[3] olarak tanınmıştır. Marcellus augur, curule ve quaestor (bilinmeyen tarihlerde) ve MÖ 226’da aedile seçilmiş, nihayetinde de praetor[4] olarak Antik Roma’nın çeşitli siyasi mevkilere yükselmiştir. Yunan-Romalı yazar Plutarch (MS 45-125) “Marcellus” adlı biyografisinde Plutarch açılış paragrafında Marcellus’u bize şöyle aktarıyor:

“Aslında o uzun deneyimlerle, savaş sanatında usta, sağlam vücutlu, cesur bir adam ve doğal eğilimleri ile savaşa bağımlıydı. Aşırı öfke ve nefretini bariz bir biçimde sadece savaşta gösterirdi; diğer yanları son derece mütevazi ve nazikti”

Kuzey İtalya Seferi

Marcellus konsül[5] olarak ilk defa MÖ 222 yılında seçildi. Daha sonra dört kez daha bu göreve M.Ö. 215, 214, 210 ve 208 yıllarında seçilecekti ki olağanın dışında uzun sürmesinin nedeni İkinci Pön Savaşları (MÖ 218-201) yüzünden seçimlerin askıya alınmasıdır. İlk konsüllüğünde savaş alanındaki becerisi ve cesareti ile itibar kazandı. Kuzey İtalya’da Galyalılara karşı sefer düzenlerken Clastidium’u (bugünkü Casteggio ) son anda düşman eline geçmekten kurtardı. Daha sonra Cornelius Scirio Calvus[6]‘un yardımı ile Mediolanum şehrini aldı ve bilindiği gibi Insubar şefi Viridomarusu[7]’yu teke tek dövüşte öldürdüğü bir süvari hücumunu yönetti. Roma tarihinde çok az generalin erişebildiği teke tek komutan dövüşü başarısı sayesinde “spolia opima” ya da “şerefin ganimetleri” adlı önemli ünvana layık görüldü. Marcellus’un yaptıkları o zamanın ünlü bir oyunu olan Naevius’un  Clastidium‘unda anlatılmıştı. Marcellus kendisini Roma’nın Onur ve Şeref Tanrıları adına birer tapınak yapmaya adamıştı ancak bu proje MÖ 208’e kadar bitirilmemişti.

Zafer kazanan Roma ordusu anlatan tasvir.

İkinci Pön Savaşı

İkinci Pön Savaşı sırasında savaşın korkusu Romalılar için çok daha yakındı ve Marcellus gibi komutanları sınava tabi tutacaktı. MÖ 216’da Marcellus bir kez daha Praetor olmuştu ve İtalya’daki Campania[8] bölgesindeki Nola şehrini, İtalya’da zaten Ticinus, Trebia, Trasimene Gölü ve Cannae (MÖ 218-216) gibi çok önemli zaferler kazanmış olan Kartacalı general Hannibal’e karşı savunması için gönderilmişti. Nola savunulmuştu ve görevinden istifaya zorlanmadan önce -çünkü daha önce hiç bir patrician (bugünkü aristokrat aile) bu görevde bu kadar uzun kalmamıştı- Marcellus’a MÖ 215 yılı içinde ikinci kez kısa dönemli olarak konsüllük verilmişti. Onun yerine proconsul yapılmış, bir yıl sonra ise tekrar konsül seçilmişti.

MÖ 214 yılında Marcellus, Nola şehrini Hannibal’a karşı tekrar savundu ve Via Appia’daki Casilinum şehrini yeniden ele geçirdi. Daha sonra Romalı general savaş alanını Sicilya’ya çevirmişti. Lentini’yi aldıktan sonra gözünü Sicilya’nın cevheri olan Siraküza kalesine dikmişti. Kendisi denizden, limanı 60 tane mancınık kurulu gemi ile ablukaya alıp saldırırken, Cladius Pulcher da şehri karadan kuşatıp duvarlarına saldıracaktı. Şehri savunanlarının halen çok önemli bir kozu vardı: Arşimet, dahi mucit ve bilim insanı, ve onun kanca makineleri ve mancınıkları sayesinde Romalıları sahillere yaklaştırmamışlardı. Yaklaşık sekiz aylık bir kuşatmadan sonra ve Kartaca’nın 23.000 kişilik bir kurtarma ordusu göndermesine rağmen şehir MÖ 212 yılında Romalılara teslim oldu. Şehrin teslim olmasında en önemli unsur, paralı asker komutanların Romalıları desteklemek için Roma’nın tarafına geçmesiydi. Marcellus şehri savunanların Artemis adına bir festival düzenlediğini öğrenmiş ve bundan yararlanıp bir gece saldırısı düzenleyerek şehri almıştı. Şehrin alınması sırasındaki yaşanan karmaşa da Marcellus’un emrinin aksine Arşimet (ve birçoğu) acımasızca öldürülmüştü.

Marcellus, Romalıları etkilemek için yeni ele geçirdiği şehirdeki güzel sanatı, Roma’ya ganimet olarak hızlı bir şekilde gönderdi. Tarihçi Polybius (MÖ 200-115), Marcellus’u bazı noktalarda eleştiriyordu, çünkü fetih edilen topraklardan ganimet götürmenin yanlış olduğunu düşündüğünden değil de bunun onları lüks düşkünlüğüne ittiğini ve onları yenilgiye karşı yumuşattığını düşündüğünü belirtmişti. Sicilya’dan Roma’ya gelen Yunan sanatının yayılımı ve mükemmeliyetinin bir etkisi olmuş, Romalı sanatçıları kendi sahip oldukları heykel ve resimlerde en iyiyi yapma çabası için ilham olmuştur.

İkinci Pön Savaşı’ndaki -MÖ 218-201- topraklar: Kırmızı Renk: Roma; Pembe Renk: Roma’nın müttefikleri; Mavi Renk: Kartaca; Açık Mavi: Kartaca’nın müttefikleri.

Agrigento’da kalan Kartacalı kuvvetlerinin dağıtılması dâhil adada birçok zafer kazanan Marcellus ovatio makamına (tam Triumph makamından bir önceki mevkii) M.Ö. 211 yılında Roma’da erişmişti. Bunlar İkinci Pön Savaşı’ndaki ilk askeri başarılardı ve daha sonra MÖ 209 yılında Afrikalı Scipio[9]’un İspanya’daki başarıları ile birlikte savaş Roma’nın bahtına dönüyordu.

Savaşın talihi Romalılardan yana dönüyor olabilirdi ama halen İtalya’nın güneyinde baş etmeleri gereken son derecede tehlikeli bir düşman bulunuyordu. Marcellus, Hannibal için klasik Roma askeri stratejisi olan Hannibal’in ordusu ile açık alanda karşılaşmamaktan vazgeçmişti. Cannae’daki ağır yenilgiden beri Romalıların adını zamanın diktatörü olan Fabius Maximus Verrucosu’dan (MÖ 217) alan “Fabian taktiği” bir taktik uyguluyorlardı ki bu taktiğe askeriye “Cunctator” yani geciktiren ünvanını getirmişti. Fabius, Hannibal’a eğer direkt saldırırsa bunun için çok vahim sonuçlar doğuracağını biliyordu, bu yüzden sürekli olarak onun (Hannibal’ın) müttefiklerine ve denizden gelen ikmallerine saldırıp onu aşındırıyordu. Marcellus ise Hannibal’a direkt olarak saldırıp bu işin bir an önce çözülmesi taraftarıydı. Marcellus’un bu saldırgan tutumundan ötürü Tarihçi Posidonius, Maximus ve Marcellus’u sırasıyla “Roma’nın Kılıcı” ve “Roma’nın Kalkanı” olarak adlandırmıştır.

Ölümü ve Hatırası

Marcellus, MÖ 210 yılında tekrar konsül olmuştu ve Galyalılara ile Sicilyalılara karşı kazanılan zaferlerin verdiği güvenle Roma’nın en büyük düşmanını yenebileceğinden emindi.  Bilakis, MÖ 209 Prokonsül olmuştu ve Kartacalılarla Canusium Savaşı’nda bu ikili karşılaştı ve Kartacalılar kazandı. Canusium’da çok durağan olduğu için eleştirilen Marcellus’a kader bir daha şans tanımayacaktı çünkü Güney İtalya Venusium’da pusuya düşürülüp öldürülecekti (MÖ 208). Daha önce konsül olarak görev yaparken ve meslektaşı Quinctius Crispinus’la Locri’ye saldırmaya hazırlanırken, Marcellus saldırı sırasında ölmüş ve Crispinus yaralanmıştı (ancak daha sonra ölmüştü). Romalı yazar Livy’e göre Hannibal, Marcellus’a düzgün bir cenaze düzenleme nezaketini göstermiş ama aynı zamanda onun mühürlü yüzüğünü kullanarak özellikle Salapia gibi Roma taraftarı olan şehirleri sahte mektuplarla kendi tarafına çekerek kandırmayı denemiştir. Bunun işe yaramamasının nedeni ise Crispinus’un bütün bu şehirlere Marcellus’un ölüm haberini vermesiydi.

Marcellus’un mezar taşı

Bu arada Hannibal, Marcellus’un kemiklerini gümüş bir kapta altın taç ile Roma’ya göndermişti. Ne yazık ki Plutarch’a göre bir grup Numidiyali bu görevin gerçekleştirilmesine engel olmuş ve saygısızca kemikleri yere atmış, dağılmalarına ve kaybolmalarına neden olmuşlardı. Livy ise bize hem kemiklerin hem de andaçların güvenle Roma’ya ulaştığını belirtiyor. Marcellus’un oğlunun babasının cenazesinde yaptığı konuşma daha sonra yayımlanmıştır. Bugünkü Venosa evleri arasında kaybolmuş olan bu savaşçının taştan mezarı halen harap bir halde ayakta durmaktadır. Büyük General, Akdeniz’de çeşitli heykel ve anıtlarla onurlandırıldı ve birisi Linus’taki -Posidonius’a (Plutarch’tan alıntı) göre- anıtın üzerinde şunlar yazıyordu:

“Ah yabancı, bu bir zamanlar Roma’nın kutsal yıldızıydı

Cladius Marcellus’tu adı gelirdi kadim bir aileden

Onun (Roma’nın) savaşlarını savaşsın diye yedi kere konsül olan

Şimdi düşmanları ile aynı kaderi paylaşan”

Marcellus’un kaybı, Roma için şiddetli bir darbe oldu – son on yılda imperium komutasında bulunmuştu – ancak Hannibal yakında Afrika’ya dönmeye ve Scipio Africanus’un saldırılarına karşı Kartaca’yı savunmaya zorlanmıştı. Kartaca’nın Roma ile olan uzun sureli savaşı MÖ 202 yılında Zama Savaşı[10]‘ndaki yenilgisi ile son buldu. Marcellus’un şanı ve şöhreti onun ölümünden sonrada devam etti. Livy onu eleştirmeye devam etti; onun batıl inançlı ve son derece ukala olduğunu vurguladı. Öte yandan Plutarch bize onun hayalindeki Yunan generaller gibi biraz daha parlak bir karakter sunuyor. Her şeye rağmen Marcellus’un Galyalılara karşı başarıları ve Siraküza’nın alınması tarihte tartışılmazdır. Buna ek olarak, Roma’nın büyük komutanlarından biri ve şerefli liderlik sembolü olarak, Galya’ya karşı yürüttüğü seferlerinde, iki asır sonra Augustus fasti kayıtlarında, Roma erdeminin simgesi olarak gösterildi.

Kaynakça

Plutarch’s Marcellus

Bagnall, N., The Punic Wars (Thomas Dunne Books, 2005).

Bagnall, R., The Encycloepdia of Ancient History (Wiley-Blackwell, 2012)

Barchiesi, A., The Oxford Handbook of Roman Studies (Oxford University Press, 2010).

Hornblower, S., The Oxford Classical Dictionary (Oxford University Press, 2012).

Hoyos, D., A Companion to the Punic Wars (Wiley-Blackwell, 2015).

Miles, R., Carthage Must Be Destroyed (Penguin, 2017).

[1] Pön Savaşları, Kartaca Savaşları olarak da bilinir. Kartaca ile Roma Cumhuriyeti arasında, MÖ 264-146 yılları içinde, Akdeniz deniz ticaretini ele geçirmek ve elde tutmak için yapılan ve üç evre olarak gerçekleşen savaşlardır. (editörün notu. Bundan sonra “(en)” olarak kısaltılacaktır.)

[2] Siraküza, İtalya’nın Sicilya Özerk Bölgesi’de Antik Yunan çağında bir koloni devlet olarak kurulmuş, günümüzde Siracusa ilinin merkezi olan kenttir. (en)

[3] Roma Cumhuriyeti ve İmparatorluğunda 2-3 seçilmiş magistra ve idari veya da askeri görevlilerce paylaşılan unvan. (en)

[4] Sezar’ın muhafızlarına verilen bir isim. (en)

[5] Konsül: Antik Roma’nın cumhuriyet ile yönetildiği dönemdeki en üst düzey yöneticiye verilen isim. (en)

[6] Gnaeus Cornelius Scipio Calvus (d. MÖ. 265- ö. MÖ. 211): Roma’nın askeri komutanı ve konsülüdür. (en)

[7] Günümüzde Milan sınırlarında bulunan ve Polybius tarafından tanıtılan coğrafi-tarihi bir alan.

[8] İtalya’nın güney bölgesinde 1948 Anayasası ile kısmi bölgesel özerklik verilmiş 20 bölgesinden birisidir. (en)

[9] Afrika’da kazandığı zaferlerden dolayı Afrikalı Scipio (d. MÖ 236- ö. MÖ 183) olarak tanınmaktadır. Ünlü Kartaca komutanı Hannibal’a karşı Zama Muharebesi’ni kazanmış ve bundan sonra tüm Kartaca Roma hakimiyetine girmiştir. (en)

[10] Zama Muharebesi, MÖ 19 Ekim 202 tarihinde II. Pön Savaşının belirleyici muharebedir. (en)

Redaksiyon: Arman Tekin

Editör: Serkan Alpkaya

Original article by Mark Cartwright / Ancient History Encyclopedia

https://www.ancient.eu/Marcus_Claudius_Marcellus/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir