Pangu ve Çin Yaratılış Hikâyesi

Pangu ve Çin Yaratılış Hikâyesi

Pangu and the Chinese Creation Story

Yazar: E.C. Rammel

Çevirmen: Gizem Korkmaz

Pangu, Çin yaratılış mitolojisinde öne çıkan bir figürdür. Bugün bile, Zhuang etnik grubu Pangu’nun cenneti ve cehennemi yaratması hakkında geleneksel şarkılarını söylemektedirler. Pangu mitinin kaynağı oldukça tartışmalıdır. Birçoğu mitin 3. yüzyılda yaşayan Çin yazar Xu Zheng’in ilk defa kaydetmesi ile çıktığına inanır; bazıları Güney Çin’in Miao ya da Yao etnik gruplarının mitolojilerinde ortaya çıktığını ileri sürer, bazıları da antik Hint yaratılış mitolojisine olan benzerliği fark eder.

Pangu and Chinese Creation
Pangu’nun gökleri ve yaratması (Kaynak: orientaldiscovery.com)

Pangu miti şu şekilde ilerler: Başlangıçta evrende kaos dışında hiçbir şey yoktur, gökkubbe ve dünya iç içedir – sıklıkla büyük siyah bir yumurta analoji olarak kullanılır. Pangu bu yumurtanın içinde doğar ve 18.000 yıl boyunca uyur. Bu süre içerisinde Yin ve Yang, o büyürken dengelenir. Uyandığı zaman içinde tutsak kaldığını fark eder. Yumurtayı kırar ve yana doğru iter, böylelikle Yin ve Yang’i ikiye ayırır. Kabuğun üst kısmı üzerindeki gökyüzü olur ve alt kısmı yeryüzü olur. Onları ayrı tutarken o da gitgide kalınlaşır ve uzar, bu sayede onları daha fazla ayırabilir -tam olarak günde 10 fit(304 cm). Bu noktada hikâyeler değişmeye başlar. Kimileri bir kaplumbağanın, kirinin (mitolojik bir yaratık), anka kuşunun ve bir ejderhanın ona bu görevde eşlik ettiğini söyler. 18.000 yıl sonra Pangu ölür. Bedeni dünyanın çeşitli yerlerini, vücudundaki parazitler ise insanları oluşturur. Bir başka hikâye, Pangu’nun dünyayı bir keski ve çekiç ile şekillendirdiğini iddia ederken bir diğer hikâye, dünyada daha sonra yaşayan bir tanrıçanın insanları oluşturduğunu söyler.

Pangu, ona görevinde yardım eden bir kaplumbağa, anka kuşu, kirin ve ejderha ile tasvir edilmiştir. (Kaynak: www.ancient-origins.net)

Bu mite göre Pangu gökkubbenin ve yeryüzününün yaratıcısı olan ilk yüce varlıktır. Genellikle kıllarla, ayı postuyla ya da yapraklarla kaplı, kafasına sabitlenmiş boynuzlarla ve elinde bir keski, çekiç ya da yumurta ile  bir cüce olarak -aslında bir dev olmasına rağmen- tasvir edilir. Diğer hikâyeler ise Pangu’yu insanoğlunun babası olarak atfederken köpek başlı, insan vücutlu, cennetten bir yaratık şeklinde söz eder;  bir başkası insanlığı balçıktan şekillendirdiğini iddia eder.

Yaşayan Ölüler: Çinli Zıplayan Vampirler

Baku | Çin – Japon Folklorunda”Rüya Yiyen” Efsanesi

Antik Çin’de Ejderha

Orta Çağ’da Aziz Sakallı Kadın

Bu hikâyenin ilginç yanları diğer mitlerle olan benzerlikleridir. Örneğin kozmik yumurta, bilimsel olarak konuşmak gerekirse, Büyük Patlama’nın meydana gelmesinden önce evrenin kabul edilen görüntüsüdür. İlk bakışta bu tür bir olayın bu şekilde betimlenmesi oldukça ilkel görünse de, insan bu durumun ne denli kavraması güç olduğunu idrak etmeden duramıyor. Evren hakkında herhangi bir teknolojiye ya da bilgiye sahip olmayan bu insanlar nasıl biz modern insanların bildiği ve açıklayabildiği şekliyle böyle isabetli açıklamalar yapabildi? Bu insanlar bir şekilde bu bilginin sırrına erişebilmişler miydi?

Hikâyenin bir başka ilginç yanı ise, içerisindeki metaforik yaklaşımların kültürel benzerlikleri. Pangu yaratılış hikâyesinin bazı versiyonlarında devin dört mitolojik yaratıktan yardım aldığı söylenir. Bu yaratıklara teker teker kısaca bakalım. İlk olarak, kaplumbağa: Bu hayvanı  yaratılış mitlerinde kullananlar sadece Çinliler değillerdi; çeşitli dünya mitleri, yaratılış ya da diğerleri, kaplumbağayı gücü ve ölümsüzlüğü sebebiyle dahil eder. Asya mitolojisine özgü olmasına rağmen, Kirin’in ejderhavari bir yaratık olduğu söylenir. Tabii ki bilgeliğin taşıyıcıları ve gücün simgesi ve aynı zamanda erken dönem imparatorların veraset sistemiyle de bağlantılı olan ejderhalar, Asya mitolojisinin merkezindedir – fakat dünya çapında da görülür-. Son olarak anka kuşu ise devamlı olarak yeniden doğuşun simgesi olarak kullanılmaktadır. Birbirlerine yüzlerce mil uzaklarda olan bunca kültürün nasıl bu denli benzer olan olayları anlattıkları ve aynı sembolojiyi kullandıkları yüzyıllardır devam eden bir merak konusudur.

Yazının Orijinali İçin:

https://www.ancient-origins.net/human-origins-folklore/pangu-and-chinese-creation-myth-00347

Redaksiyon: Naz İrem Güler

Editör: Serkan Alpkaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir