Sindirella Masalı’nın Hikâyesi

Sindirella Masalı’nın Hikâyesi

The Egyptian Cinderella Story Debunked

Yazar: Joshua J. Mark

Çevirmen: Arman Tekin

Sindirella masalı, dünyanın en meşhur masallarından biridir. Batıda, Charles Perrault tarafından 1967’de revize edilerek yayımlanmasını takip eden süreçte sevilmeye devam etmiş ancak haksız yere köleliğe zorlanmış genç kadın kahramanın, asil olma yolundaki çıkışını anlatan masal; bundan yüzyıllar öncesinde Tang Hanedanı[1] döneminde (MS 618-907) Yeh Shen‘in hikayesinde anlatılmıştır. Bu hikayede, kızın kötü üvey annesi ve üvey kız kardeşi, Yeh Shen’in hayvan arkadaşlarını öldürür ama sonunda bu kötü üvey anne ve kız kardeş öldürülür ve kız, kralın yanında bir mertebe kazanır.

Hikaye üzerinde, 17. yüzyılda İtalya’da, Perrault’un versiyonundan önce, şair Giambattista Basile (MS 1566-1632) tarafından yeniden çalışılmıştır. Çocukların şimdilerde çok sevdiği kitabı”Pentamerone”nin 1634’te Basile’in ölümünden sonraki basımının içinde, Basile’in diğer masalları gibi İtalya’da zaten bilinen basılı ilk Avrupalı tasviri olarak kabul edilen Kedi Sindirella(La Gatta Cenerentola) öyküsü de yer alıyordu. Hikaye sonraları diğer formlarda yeniden düzenlenip Almanya,Rusya ve diğer ülkelerde yayımlandı. Akademisyen Particia Monaghan, Sindirella masalı üzerine yazdığı yazıda şu hususlara değinmiştir:

“Sindirella’nın bin yıllık dünya serüveni, onu dünyanın en iyi bilinen masalı yapar fakat hiç kimse kesin olarak bu hikayenin nerede başladığını veya Sindirella’nın büyülü terliklerinin onu Avrupa’ya ne zaman getirdiğini söyleyemez.(186)”

Günümüz yazarlarının birçoğu, basılı ya da çevrimiçi olsun, hikayenin antik Mısır’dan geldiğini ve Yunan tarihçi Strabon’a(MÖ 65 – MS 23) atfettikleri bir versiyonun olduğunu iddia ederler. Bu yazarların hepsi özellikle masalın, Strabon’unkiyle alakası olmadığı halde ona kendi kaynakları olarak atfettiklerini doğrulayarak aynı versiyonunu tekrar ederler. Bu yazarlar, çok daha ileri giderek, yerel masalın gerçek olaylara dayandığı yönündeki iddialarını destekleyen antik döneme ait “gerçekleri” aktarırken, bazı yazarlar iddialarını güçlendirmek adına Heredot veya diğer antik kaynaklardan alıntı yaparlar.

Günümüzdeki Mısırlı Sindirella Masalı halihazırda çeşitli çevrimiçi farklılıklarla, tekrarların dijital çağda Tarih’e nasıl dönüştüğünün bir örneğidir.

Gerçekte ise onların, “Mısırlı Sindirella” olarak göstermeye devam ettikleri masalın Mısırlı hiçbir kökeni olmadığı gibi, bunun günümüzdeki versiyonu antik edebiyatın hiçbir yerinde görünmez. Strabon’un “Mısırlı Sindirella” olarak adlandırdığı hali ise günümüzdeki yaygın versiyonun öğelerinden neredeyse hiçbirine sahip değildir.

Bugün yerleşim yerlerinin ve hikayenin Mısır ürünü olduğunu iddia eden makalelerin çoğalması, yanlış bilgi yaymakla kalmayıp, aynı zamanda büyük bir olasılıkla onların iddialarını Amerika’nın Illionis eyaletindeki Aurora kasabasından Olive Beaupre Miller (1883-1968) gibi kişilere ilham kaynağı olan, hikayenin asıl yazarına zarar vermektedir. Miller, antik bir Mısırlı Sindirella yaratmak adına, Perrault’un masalıyla birleştirdiği hikayeyi, Strabon’un gözüyle yeniden canlandırmıştır ve Miller ya da onun çalışması hakkında bilgi sahibi olmayan yazarlar ise günümüzde bu hikayeyi, özgün bir antik masal olarak sunmaktadır ki; bu aslında 100 yıldan az bir süreye tekabül etmektedir.

Strabon’un Hikayesi ve Diğer Kaynaklar

Strabon, hikayeyi “Coğrafya” kitabının 17. cildinin 33’üncü kısmında anlatır. Strabon’un hikayesi aslında epey bir özettir. O, Mısır’a yolculuğu sırasında, kendisi için Giza’da üçüncü bir piramit yapılan Rhodopis adında bir fahişeye ilişkin bir hikaye duyar ve bu hikayeyi şöyle aktarır:

“Onlar, inanılmaz bir hikaye anlatırlar; kadın banyo yaparken bir kartal, kadının sandaletlerinden birini alır ve Memphis’e kadar götürür. Kral, dışarıda adaleti yerine getirirdiği esnada başının üstünden uçan kartal, sandaleti kralın kucağına atar. Sandaletin güzel şeklinden ve olayın garipliğinden etkilenen kral, sandaleti giyen kadını bulmaları için adamlarını şehrin her yerine gönderir. Naukratis (Naucratis) şehrinde bulunan kadın, Memphis’e götürülür ve kralın eşi olur.”

Strabon’un hikayesi, kendisine atfedilen günümüz versiyonunun aksine, kendisine zulmeden ve hizmetçilik yaptıran kötü bir üvey kız kardeş, bir efendi veya şenlik içermez; Sindirella masalındaki tek motif, Kral’ın eşi olmasını sağlayan “sandalet”tir. Ayrıca kuş, Mısır’da ve Mısır tarihinin büyük bir bölümünde bilinmeyen ve Ptolemaios Hanedanı’na(MÖ 323-30) kadar hiçbir ikonografisi bulunmayan kartal olarak tanımlanmıştır ki; bu dönemde bile, antik Mısır tarihinde tercih edilmiş bir kuş değildir.

Strabon

Strabon, Sappho’nun kardeşi Charauxus’un aşığı olan Doricha adlı bir kadından bahseder ve  kadından “Tarih” kitabının ikinci cildinin 134. kısmında Rhodopis olarak bahseden Hederot’u düzeltir. Doricha, Rhodopis adlı kadının doğum adı olabilir(Al yanaklı anlamına gelir ve muhtemelen bu bir lakaptı) ya da bu ikisi, iki farklı kadın olabilir. Heredot, Rhodopis’i; Mısır’da yazar Ezop’a da sahip olan bir köle tüccarına köle olarak satılan ve Naukratis şehrinde yüksek bir ücret karşılığında fahişe olarak çalıştırılan bir Trakyalı olarak tanımlar. Daha sonra yazar Naukratisli Athenaeus (3.yüzyıl) ise Rhodopis ile Doricha’nın farklı iki kadın olduğunu; Rhodopis’in çok güzel bir fahişe olduğunu ama Doricha’nın ise düzenli olarak Tanrıya adaklar adayan dindar bir kadın olduğunu iddia eder. Sonrasında ne Strabon öncesinde Heredot ne de Athenaus, kuş ve sandalet hikayesine değinmez. Tarihçi Aelian (MS 175-235), Strabon’un hikayesini, Various Histories kitabının 13. cildinin 33. kısmında yer alan Fahişe Rhodopis’in Şansına’da bazı değişikliklerle birlikte tekrar eder:

“Mısırlıların söylemleri, Rhodopis’in çok güzel bir fahişe olduğunu doğrular ve Rhodopis vaktiyle banyo yaparken, aşırı ve beklenmedik şeyler yapmaktan hoşlanan Şans, kadına uygun bir ödül bahşeder; aklına değil ama güzelliğine… Kadının yıkandığı kısa süre içerisinde ve hizmetçileri giysilerine göz kulak olurken, Kartal bir anda gözüne kestirdiği ayakkabılardan tekini kapar ve Memphis’e, krallık görevini yerine getiren Psamtik’in kucağına atar. Ayakkabının şekli, titiz işçiliği ve kuşun bu hareketi karşısında hayrete düşen Psamtik, ayakkabının sahibi olan kadını bulmaları için adamlarını Mısır’a gönderir ve bulduktan sonra kadınla evlenir.”

Bu antik hikayelerde, güzel, çok yetenekli ve yüksek ücret karşılığında çalışan bir fahişe olan Rhodopis, Olive Beaupre Miller’ın çocuk edebiyatı yazıları için uygun bir rol model teşkil etmemiş olmalıdır ki; fahişeyi genç bir bakire olarak değiştirir.

Miller’ın Versiyonu

Miller, kendi yayınevinin çocuk yayınları kısmının bir parçası olarak, Rhodopis hakkında kendi hikayesini yazmış olup, bu hikaye günümüzde çok popüler olan antik gibi görünen masalın tüm öğelerine sahip olmamasına rağmen, en yakın kaynak olarak görünmektedir. Olive Beaupre Miller, kendisini annelikten uzaklaştırmasından korktuğu zaman edebi uğraşlarını bırakan bir yazardı. O, kendisini kızına, Virginia’ya adadı ama hala yazmakla ve edebiyatla ilgilenmekteydi. Kızına okumak için uygun olduğunu düşündüğü hikayeler bulamadığı zaman kendininkini yaratmaya karar verdi. Winetka Tarih Kurumu’ndan Joan Evanich bu durumu şu şekilde açıklıyor:

“Olive Beaupre Miller, sürekli kızına okumaya uygun çocuk edebiyatı eserleri arıyordu. O, hikayeleri üç kriteri karşıladığı takdirde uygun bulmuştu; hikayeler iyi yazılmış olmalı, olumlu etik bir açıklamada bulunmalı ve çocuğun gelişme çağına uygun nitelikte olmalı. Bu üç kriteri karşılayan bir hikaye ya da şiir bulamadığı takdirde, kendisi bir şiir ya da hikaye yazıyordu.”(1)

O ve kocası, Miller’ın genç beyinler için uygun olduğunu düşündüğü tarzda öyküleri yayımladıkları “Çocuklar için Yayınevi” olarak bilinen bir yayınevi kurdular. Miller, Emily Dickinson ve Henry Wadsworth Longfellow’dan şiirlere ve diğer yazarlardan düzyazılara yer verdi, lakin belirli bir düzeyde uygun olan bir öykü bulamadı; kendince uygun gördüğü şekilde bir tane yarattı. O, kendisinin meşhur olacağını bildiği etkileyici masallarla birlikte kendi kitlesini yaratmak için yayınevinin “Through Fairy Halls (Perilerin Yardımıyla)” serisi için 1920 yılında Rhodopis hikayesini (İlk Sindirella Hikayesi) yayımladı.

Hikayenin ilk sayfasında Miller, Sindirella hikayelerinin en eskisinin kraliçe Nitocris (onu Rhodopis olarak tanımlar) masalı olduğunu ve “milattan binlerce yıl öncesinde küçük çocuklara anlatıldığını” (s. 262) yazdığı yazıda yalanlamıştır. Nitiqret (Nitocris)hakkında en bilindik şekli Heredot tarafından (Herodot Tarihi II.100) anlatıldığı gibi olan ve Manetho (MÖ 3.yy) tarafından da bahsedilen fahişe Rhodopis ile hiçbir ilgisi yoktur. Heredot’un hikayesinde bunun, Nitiqret (Nitocris)’in ölen erkek kardeşinin intikamını almak için kardeşinin katillerini ziyafete davet etmesi ve hepsini boğmasıyla ilgili olduğundan bahseder. Miller’ın neden bu iki kadının aynı olduğunu iddia ettiğinin net olmaması bir yana, hikayenin ne binlerce yıldır anlatıldığına ne de “Mısır’da bugün bile meşhur olan bir masal olduğuna” (s. 262) dair bir kanıt yoktur. Aslına bakılırsa, hikayeyi Miller’ın kendisi oluşturmuştur.

Miller, Strabon’un hikayesine, Mısırlı güzel bakirenin Nil nehrinde banyo yaparken altın yaldızlı sandaletinin bir kartal tarafından alındığı bir masal olarak ustalıkla yeniden hayat vermiştir. Olayı ise kralın tahtındayken adalet dağıttığı ve vergisini ödeyemeyen bir çiftçiye merhamet ettiği şeklinde değiştirmiştir. Kral ümitsizdir çünkü bir eşi ve ailesi yoktur; beklenmedik bir anda kartal sandaleti kralın kucağına atar.

Bunu Tanrılardan gelen bir işaret olarak alan kral, tüm ülke çapında sandaletin sahibi olan bakireyi bulmaya girişir ama bulamaz. Sandaleti tüm bekar kadınlara denettiğini düşünen kral umutsuzluk içindedir. Bu noktada, daha önce canını bağışladığı çiftçi, kralın sağ koluna güzel bir bakireyi gözden kaçırdıklarını yazıp gönderir. Sonrasında da Rhodopis’in sabahları banyo yaptığı yeri gösterir ve kızı bulmak için oraya giderler. Sandalet, Rhodopis’in ayağına tam uyar ve tabii ki, genç kız da sandaletin diğer eşini çıkarır. Böylece Mısır’ın kraliçesi olur ve hikaye mutlu sonla biter.

Miller’ın tüm çalışmalarında olduğu gibi, hikaye mükemmel temposu ile iyi bir şekilde anlatılır ancak bu, antik bir Mısır masalı değildir. 1920’de yayımlanan ile bugünkü versiyonu arasında bir yerde bazıları tarafından revize edilen hikaye; internette ve birçok yerde bulunabilen bir versiyon halini aldı.

Modern Mısırlı Sindirella

Bu masalın “Mısırlı Sindirella” olarak bilinen hali, Strabon’un, Aelian’ın ve Miller’ın öğelerini çok daha ayrıntılı bir masala dönüştürmektedir. Bu halinde, Rhodopis, Yunanistan’dan kaçırılan ve Mısır’da diğer köle kadınların çalıştığı yerde tehdit edilerek çalıştırılan (Sindirella masalındaki üvey kız kardeş gibi) yoksul, köle bir kızdır. Kız, iyi kalpli, cefakar, hayvanlarla konuşan ve diğer köleleri evin işlerini yaparken, sevdiği ağacın gölgesinde uyuyan kibar efendisi için çalışmaktadır.

Bu masalın “Mısırlı Sindirella” olarak bilinen hali, Strabon’un, Aelian’ın ve Miller’ın öğelerini çok daha ayrıntılı bir masala dönüştürmektedir.

Rhodopis, pek bir zariftir ve bir gün efendisi onun iş yaparken neredeyse süzülerek dans ettiğini görür ve etkilenir. Efendisi ise kıza bir çift güzel süslü terlik verir. Çok geçmeden Firavun Amasis, büyük bir balo yapılacağını duyurur ve Rhodopis oraya katılacağından ötürü heyecanlıdır ve kendini güzel ayakkabılarıyla dans ederken hayal eder. Ancak diğer hizmetçi kızlar, onu hiç sevmemiştir, şimdi bile efendisinin gözdesi olduğu için daha çok kıskanmaktadırlar. Bu hizmetçi kızlar, ona daha da fazla iş verirler ve hepsini bitirmeden şenliğe katılamayacağını söylerler. Efendisinin balo için yüzen ve üzerinde diğer kızların da olduğu kayığını gördüğü sırada, Rhodopis çok yoğun bir şekilde çalışmaktadır.

Kızın söylediği hüzünlü şarkı yakınındaki su aygırını rahatsız eder ve su aygırı, Nil nehrine su sıçratarak kızın terliklerini ıslatır. Rhodopis, kuruması için terlikleri kayalıklara koyduğunda ise kartal (bazı yerlerde şahin ya da doğan olarak verilir) saldırır ve pençeleriyle terliklerden birini alır. Kız, terliğini kaybettiğinden ötürü çılgına döner ve kalan tekini giysileriyle birlikte saklar ve işine döner.

Baloda, kuş, terliği firavunun kucağına düşürdüğünde, bir eşinin olmadığına canı sıkılan ve ümitsizliğe kapılmış Amasis tahtında oturuyordu. O, bunu tanrı Horus’un bir işareti olarak algıladı ve hangi bakirenin ayağına terlik olursa, onun kraliçesi olacaktı. Balodaki bütün bekar kadınlara terliği denetti ama hiçbirine uymadı.

Amasis, Sindirella masalındaki prens gibi, sonrasında tüm krallığı bu terliğin sahibi olan kızı bulmak için aratır. O, sonunda Rhodopis’i bulur ki;kızın sadece terlikleri değil aynı zamanda elbisesini de bulmuş olur. Hikaye, Rhodopis’in kısa bir süre içinde kraliçe olmasıyla ve hizmetçi kızların onun işlerine geri dönmesini isteyecek kadar zalim iken kralın Rhodopis’tan övgü ile bahsetmesiyle biter.

Bu hali, Miller’ın hikayesini hesaba katar ve Sindirella hikayesinden iyi bilinen bir entrikanın detaylarını ekler; mağdur edilmiş yoksul bir kız sihirle kurtarılır ve onun acısını kötüye kullanırlarken, kız kraliçelik makamına yükselir. Bu, açıkça Perrault’un Sindirella masalından ve Miller’ın “Antik Mısırlı Sindirella” hikayesinden geliştirilmiş, ancak Strabon’un hikayesinin dikkate alınmadığı bir hikayedir. Hikayelerinin kaynağının Strabon olduğu iddiası üzerine, yazarlar ikna edici bir şekilde dört temel itirazda bulunurlar:

  1. Strabon’un hikayesi, yazılanlar düşünüldüğünde, bu yazarların eklediği öğelerin birçoğunu içermez.
  2. Hikayenin, bilinen Mısırlı bir versiyonu bulunmamaktadır ve Mısır edebiyatında bu tarz bir hikaye ile ilgili örnekler yoktur. Efsanelerde ve masallarda çoğunlukla başrolde sıradan kadınlar değil, tanrıçalar öne çıkmaktadır.
  3. Rhodopis adında güzel bir kadından birçok kez bahsedilmesine ve Strabon referans gösterilmesine rağmen diğer yazarlardan hiçbiri bu özel hikayeden bahsetmemiştir.
  4. Yunan bir köleyken Mısır Kraliçesi olan kızın hikayesi, Mısır’ın kendi tarihi boyunca, Mısır kültüründe iyi bir şekilde karşılanmamıştır.

Tekerrür Eden Tarih

Strabon, MÖ 1. Yüzyılda, Mısır tarihinin Ptolemaios Hanedanı’nı takip eden Roma döneminde yazmıştı. Yunanistan’dan getirilen ve kutsal bir müdahale ile Mısır kralıyla evlenen genç bir köle kız hakkında bazı hikayelerin, Ptolemaios dönemi boyunca anlatılmış olması ve bunun Strabon’a tekrarlanmış olması mümkündür. Öyle olsa bile, buna dair bir kanıt yoktur. Kadın şair Sappho’nun erkek kardeşiyle özdeşleştirilen Rhodopis’ten Strabon, Heredot ve diğer bahsedenler erkek kardeşinin, kız kardeşinin özgürlüğünü satın almak için ne kadar çok para harcadığını, kız kardeşinden azar işittiğini ve ne kadar güzel bir kadın olduğundan bahsetmelerine karşın Sindirella’ya atfedilen ayakkabı giyme ile ilgili bir bağlantı yoktur.

Modern yazarların iddiası, sunulan antik bir Mısır masalını ilk kaydedenin Strabon olduğunu ve iddialarını desteklemesi için Rhodopis’in Amasis’in bilinen eşi olması, Mısır edebiyatında kuş ve terlik motiflerinin popüler olması gibi savunulamaz gerçeklerin bazılarını kullandıklarıdır. İçinde birçok hayvan geçen Mısır mit ve efsanelerinin hiçbirinde krala terlik götüren bir kuş yer almadığı gibi, Amasis I veya Amasis II’nin eşi olan Rhodopis adında bir kadınla ilgili de bir kayıt yoktur.

İnternette küçük değişikliklerle tekrarlanan günümüz Mısırlı Sindirella masalı, dijital çağda tarihin nasıl tekrarlandığının bir örneğidir. Dijital bilgilere bağlı hale gelen insanlar gitgide arttıkça, kitaplardaki birincil kaynakları kontrol etmeye daha az meyilli olmaktadırlar. İnternette bulunan bir makale, gerçek tarih olma iddiası ile, basitçe yazılı bir değer olarak kabul edilir; çünkü internette bulunmuştur ve birçok site bir makale ile ilgili iddialarını tekrarlar ve buna büyük önem verir. Bu olayda makaleler, değiştirilmeden, aynı cümleyi kullanıp tutarlı bir şekilde kendi kaynakları olarak Strabon’a atıfta bulunurlar ama onun asıl hikayesine hiç atıfta bulunmazlar. Yine de yazarın dediğine göre, hikaye sorgusuz sualsiz Mısır’dan gelen antik bir masal olarak kabul edilmektedir.

Strabon’un hikayesinin, Sindirella masalının sonraki değişimi ile hiçbir ilgisi olmadığı anlamına gelmemektedir. Belki de bilinmeyen yazarlara ilham veren tek detay, kralın kendi kraliçesini bulmak için bir sandaleti kullanmasıdır. Strabon, anlaşılması güç bir yazar gibidir. Sonrasında Olive Beaupre Miller gibi hayal gücü yüksek yazarlar elinde, Strabon’un hikayesi hayat bulur ve aslından çok daha fazla etkileyici olur. Şu durumda hiç kimse, meşhur olan versiyonunun Sindirella masalının en erken Mısırlı örneği olduğunu ve Strabon tarafından yazılmış ilk versiyonu olduğunu iddia edemez.


KAYNAKÇA

Aelian’s Various Histories Book XIII

Herodotus and a Courtesan from Nauratis by Gregory Nagy, Center for Hellenic Studies

Olive Beaupre Miller by Joan Evanich, Winnetka Historical Society

Strabo’s Geography Book XVIII

David, R, Handbook to Life in Ancient Egypt (Oxford University Press, 2007).

Dueck, D. et. al, Strabo’s Cultural Geography: The Making of a Kolossourgia (Cambridge University Press, 2005).

Miller, O. B, My Bookhouse: Through Fairy Halls (Bookhouse for Children, 1920).

Monaghan, P, Goddesses in World Culture, Volume I (Praeger, 2010).

Shaw, I, The Oxford History of Ancient Egypt (Oxford University Press, 2006).

Strabo, Geography (Harvard University Press, 1930).

Strassler, R, The Landmark Herodotus (Anchor Books, 2009).


Yazının Orijinali İçin

Joshua J. Mark / Ancient History Encyclopedia

https://www.ancient.eu/article/1038/the-egyptian-cinderella-story-debunked/


Editör: Serkan Alpkaya

[1]https://www.ancient.eu/Tang_Dynasty/

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir