Yeni Küresel Göç Tahminleri

Yeni Küresel Göç Tahminleri

Çevirmen: Serkan Alpkaya

Kategori: Gorgon Gündem  & Politika

İnsan göçü, günümüzün kalabalık dünyasında, altyapıyı ve kaynakları zorlayabilir. Göç hareketine dair hassas veriler, hükümetlerin göçmenliği planlamasına ve karşılık verebilmesine olanak sağlayabilir. Yine de bu rakamlar, gelişmiş dünyada bile lekeli ve baskılı bir eğilimdedir. Araştırmacılar, göç oranlarını tahmin etmek için yaklaşımlar geliştirdi; ancak en iyi yaklaşım bile, insanların kitlesel hareketleri hakkında gerçekçi olmayan varsayımlara dayanıyor ve gerçekte olanın oldukça altında göç oranı sonuçları veriyor.

National Academy of Sciences 24 Aralık haftasında yayımlanan bildirisindeki bir makalede, Washington Üniversitesi’nden iki bilim adamı, pseudo-Bayes denilen bir yaklaşım kullanarak, ülkeler arasındaki göç hareketini tahmin etmek için yeni bir istatiksel yöntem ortaya koymuştur. Göç oranlarının önceden tahmin edilenden çok daha yüksek olduğunu, ancak kısmen istikrarlı olduğunu, 1990’dan 2015’e kadar küresel nüfusun yüzde 1.1 ila 1.3’ünün arasında yer değiştirdiğini (göç ettiğini) gösteriyor. Ölçütlerinin ise uluslararası yer değişikliği ve yeni yerde en az bir yıl ikamet etmektir. Tüm bunlara ek olarak, 1990’dan bu yana göçmenlerin yaklaşık yüzde 45’i kendi ülkelerine geri döndü ve bu da oldukça yüksek bir orandır.

Washington Üniversitesi’nden istatistik ve sosyoloji profesörü Adrian Raftrey: “Bu görece daha doğru göç tahminleri hem göçmenlere hem de onlara yardım eden insanlara yardımcı olacaktır” dedi.

Adrian Raftrey devamında şunları ekledi: “Göç planlaması basit bir iş değil. Sağlık hizmetlerinden tutun da eğitimli personele ve ilkokullara kadar her şeye ihtiyacınız var. Hükümütler, doğru planlama ve karşılık verebilmelerine yardımcı olmak için doğru demografik tahminlere güveniyorlar.”

Ülkeler, göçmenlerin ülkelerine girişinde, göçmenlik formları aracılığıyla göç verilerini toplar, ancak bu formlardaki cevaplar hatalar içerebilir ve çoğu zaman demografilerin göçü doğru bir şekilde ölçmesi gereken kapsamlı bilgi türlerini toplamayı başaramaz. Ayrıca bu tarz formlar, göçmenlerin genellikle nereden geldikleriyle ilgilenirler.

“Göç, terk ettiğiniz veya bulunduğunuz yerden çok daha fazlasını içinde barındırır. Araştırmacılar, yıllardır insan göçünün kapsamlı bir haritasını yakalamak için istatiksel yöntemler geliştirmeye çalışıyorlar.” (Adrian Raftrey)

Raftery bu yeni göç oranı tahminlerini eski doktora öğrencisi Jonathan Azose ile birlikte geliştirdi.

Pseudo-Bayes göç tahmin yöntemine, diğer tahmin yöntemlerini de ekleyerek uygulamışlar ve tahminlerini 31 Avrupa ülkesinde nispeten daha güvenilir bir hale getirmişlerdir.

2010-2015 Yılları Arasında Büyük Göç, Geri Göç ve Transit Göç Hareketleri[1]

 


“Göçmenlik alanında bu doğruluk seviyesi önemli bir gelişmedir. Avrupa ülkelerinin verilerine baksanız bile, tek bir göç hareketinin göç veren veya alan ülkelerin verileri toplanıp toplamamasına bağlı olarak üç veya daha fazla etkene göre farklılık gösteren tahminlere sahip olması anormal değildir.” (Jonathan Azose)

Öte yandan pseudo-Bayes yönteminin, diğer yöntemlere nazaran, göçmenlerin kendi ülkelerine geri dönüşünü (geriye göç) daha doğru bir şekilde hesaplayabilmektedir.

Araştırmacılar, önceki yöntemlerden önemli ölçüde yüksek göç oranı – 1990’dan 2015’e kadar her beş yıllık dönemde 67 ila 87 milyon arasında göçmen – olduğunu tahmin ediyorlar. Benzer yöntemlerin hesaplarına göre, her beş yıllık dönemde yalnızca 34 ila 46 milyon göçmen oranı olduğu yönündedir. Ayrıca pseudo-Bayes yöntemi, 1990 ila 2015 yılları arasında diğer yöntemlerin tahmin ettiği toplam göçmen sayısının oranını arttırırken; o dönemdeki göç oranın küresel nüfusa kıyasla yüzde 1.1 ile 1.3 arasında stabil kaldığını göstermiştir.   

Azose ve Raftrey geliştirdiği bu yöntem, göç, geriye göç ve transit göç oranlarını düşürdü. 1990’dan 2015’e kadar genel olarak, göçlerin yüzde 60’ından fazlası dışa göç şeklindeydi. Transit göç ise yüzde 9’u geçmedi. Geriye göç ise göçmenlerin yüzde 26 ila 31’ini oluşturuyordu, ki bu durum diğer göç tahminlerinin iki katından fazla. Bu yüksek göç oranı zaman içinde artmıştır. 1990’dan 2015’e kadar, göçmenlerin yaklaşık yüzde 45’i kendi ülkelerine geri döndü.

“Diğer yöntemlere nazaran büyük ölçüde geriye göç olduğunu tahmin ediyoruz, ki bu tahminimiz Tarih tarafından da destekleniyor. Sözgelimi, 1994’teki Ruanda Soykırımı sırasında bir milyondan fazla kişi ülkesinden ayrıldı ve çatışmalar sona erdikten üç yıl sonra ülkelerine geri döndü.” (Adrian Raftrey)

Ülkeler arasında gözlemlenen göçler, dünyada yaşanan gelişmelerle iltisaklı olduğu aşikar. Sözgelimi, Suriyelilerin dış ülkelere göçü 2010-2015 yılları arasındaki dünyadaki üç göçten biridir.

Araştırmacılar yöntemlerini geliştirebilmek için mülteciler ve diğer göçmen türleri arasında ayrım yapabilmek istiyorlar. İlaveten, tahminlerinin doğruluğunu arttırabilmek ve gelecekteki göçleri öngörebilmek için hükümet dışı kaynakları -sözgelimi, sosyal medya kayıtlarından gelen verileri de- yöntemlerine eklemek istiyorlar. 

Kaynak

Jonathan J. Azose el al., “Estimation of emigration, return migration, and transit migration between all pairs of countries,” PNAS (2018).

www.pnas.org/cgi/doi/10.1073/pnas.1722334116

https://www.sciencedaily.com/releases/2018/12/181225162812.htm

[1] Azose ve Raftery, PNAS, 2018

Romafobi | Roman Karşıtlığı

Yabancı Düşmanlığı (Zenofobi) Pençesinde Avrupa

Anti-Semitizm ve Nasyonal Sosyalizm’e Sağdan ve Soldan Bakış

Hashtag Toplumu Aracılığıyla Egemenliği Yeniden Düşünmek: Yeni Beden Politikası

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir